Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10170 E. 2011/18768 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10170
KARAR NO : 2011/18768
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 09/04/2009 tarihinde davalı şirkete ait …Mağazasında alışveriş yaparken cüzdanının çalındığını, hırsızlık olayının tutanakla belirlendiğini, 1.030,00 TL maddi zararı bulunduğunu, davalının alışveriş için gelen müşterisinin mal güvenliğini ve eşyalarını korumakla yükümlü bulunduğunu ileri sürerek 1.030,00 TL maddi ve 2.500,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin benzer bir olay ile ilgili vermiş olduğu 30/12/2002 tarih ve 2002/8060-14160 esas ve karar sayılı ilamı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalıya ait markette alışveriş yaptığı sırada yeleğinin cebinden dava dışı şahıslar tarafından cüzdanının çalındığını iddia etmiş ve davalının görevlilerinin olaya ilişkin tuttukları tutanak ile de olay sabit olmuştur. Davalı sözkonusu hırsızlık olayında kusuru ve önleme yetkisinin bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece,dairemizin benzer bir olay ile ilgili vermiş olduğu 30/12/2002 tarih ve 2002/8060-14160 esas ve karar sayılı ilamı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hemen belirtmek gerekirse sözkonusu ilama ilişkin olayda davacı alışveriş yaparken, gıda reyonunda çantasını alışveriş arabasına bırakmış ve çanta alışveriş arabasından çalınmıştır, dolayısıyla çantasının çalınmasında kendisi tamamen kusurlu
2011/10170-18768
olup, davalılara izafe edilecek bir kusur bulunmadığı saptanmıştır. Bu davaya ilişkin olay ise davacının alışveriş yaptığı sırada yeleğinin cebinden çalınmıştır.
Sıradan bir işyeri olmayan davalı şirkete ait mağazaya gelen müşterinin mal güvenliğini özellikle kendi muhafazasına terk edilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğüyle korumak ve kollamak zorunda bulunduğu davalı şirkete ait işyerine gelen müşterinin yapılan reklam ve hizmete güvenerek geldiği, müşterilerin davalının hakimiyeti alanında olduğu, müşterilerin zararlandırıcı eylemlerden korunması gerektiğinin kabulü zorunludur. Ancak kişilerin kişisel eşyalarını korumakta kendilerinden beklenen asgari özeni göstermemeleri halinde işyerlerine kusur atfedilmesi hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmadığı gibi işyerinin haksız yere zarara uğramasına neden olunabilecektir. Her olayın kendi içinde incelenip değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle kişilerin kişisel eşyalarını korumada kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerini kanıtlamaları gerekir. Bu halde tarafların olayda kusur ve sorumluluğu incelenmelidir. Davalıya ait mağazada alış veriş için bulunan davacının emekli,orta yaşlı ve bayan olması,cüzdanını yeleğinin cebinden başka bir yere koymasının olağan olmadığı ve buradan profesyonelce çalındığı ,olayın kamera kayıtları ile de doğrulandığı ancak buna rağmen davalının etkin bir müdahalede bulunmadığı gözetildiğinde,oluşan zararda tarafların müterafik kusurlarının bulunduğu sonucuna varıldığından maddi tazminat istemi yönünden tarafların müterafik kusur oranlarının tespiti yönünde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.