YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10595
KARAR NO : 2011/9623
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’ nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nun 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,Ancak;
1)Hükmün gerekçe bölümünde “sanığın kastı göz önünde bulundurularak aşağı hadden hüküm kurulacağı…” belirtildiği ve aynı gerekçe ile hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezasının tayininde tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmesi,
2)5237 sayılı TCK’ nun 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezasının hesabında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin 1 gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece 200 gün karşılığı 4.000,00 YTL adli para cezası tayin edilerek, bu para cezasından aynı kanunun 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılarak ceza tayini,
3)Sanık müdafiinin 10/05/2006 tarihli celsede “lehe hükümlerin uygulanması” yönündeki talebinin 5237 sayılı TCK’ nun 52/4 maddesinde tanımlanan adli para cezasının taksitlendirilmesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4)5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesi uygulamasında a,b,d,e bentlerinde gösterilen hakları mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunma haklarını koşulu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.