YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16370
KARAR NO : 2011/8284
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisi … …’nin davalı tarafından eve kapatılarak baskı sonucu kendisinden vekaletname alındığını ve davalının bu vekaletname ile murise ait 92 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazı sattığını ileri sürerek 30.000 tL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, satışın murisin sağlığında ve isteği doğrultusunda yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının vekalet görevini suistimal ettiği, murisin banka hesabına yatan bir paranın bulunmadığı, davalının satış bedelini zimmetinde tuttuğu gerekçesiyle davacının miras payına isabet eden 16.250 TL.nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada muristen baskıyla alınan vekaletname kullanılarak davalı tarafından satılan murise ait taşınmazın bedelinden hissesine düşen miktarın tahsilini istemiştir. Mahkemece de davalının satış parasının zimmetinde tuttuğu kabul edilerek dava kısmen kabul edilmiştir. İncelenen Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2002/148 E.sayılı dava dosyasında, davacının kardeşi … …’nın muris … …’nin vesayet altına alınması için dava açtığı, muris hakkında alınan … kurulu raporunda vesayet atına alınmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı saptanmış ve muris …’nin duruşmalardaki ifadelerinde, davacı kızının kendisini eve kilitlediğini, herhangi bir durumda paraya ihtiyacı olduğunda, mallarını satmak istediğinde kendi hür
2010/16370-2011/8284
iradesiyle torunu davalı …’e yaptırdığını, maddi ihtiyaçlarını …’in karşıladığını, işlemleri yapması için …’e vekaletname verdiğini bildirmiş, 28.4.2003 tarihli duruşmada ise, taşınmazlarından 3 tanesini ölünceye kadar kendisine bakması için …’e verdiğini, taşınmazlarından bir tanesini ise … vergilerinin ödenmesi ve sağa sola olan borcundan dolayı kendisinin sattığını, malların kendisine ait olduğunu, kendisinin karar verdiğini belirtmiş ve akabinde açılan dava reddedilmiştir. Öte yandan Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/234 E.sayılı davasında 3 adet taşınmazın davalı … tarafından vekaletname ile satıldığı ve ancak bedelin … uhdesinde kaldığının ispat edilemediği benimsenmiş ve verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Davaya konu taşınmazın, davalı tarafından vekil sıfatıyla 28.1.2003 tarihinde dava dışı şahsa satıldığı sabittir. Muris … …, satış tarihinden sonra Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/148 E.sayılı davasında 28.4.2003 tarihli duruşmasında taşınmazın bir tanesini … vergileri ve etrafa olan borçlarının ödenmesi için davalıya kendisinin sattırdığını beyan etmiş olup, Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/234 E.sayılı davasındaki gerekçede (her ne kadar dava konusu taşınmaz bu davada dava konusu olmasa da) birlikte değerlendirildiğinde, davalının taşınmazı murisin talimatıyla sattığı satış parasının muris tarafından kullanıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca da, davacı tarafından davalıdan dava konusu taşınmaz hakkında talepte bulunulamayacağı kabul edilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 220.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.