Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3417 E. 2011/12766 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3417
KARAR NO : 2011/12766
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı; Davacı şirket ile davalının, mülkiyeti davalıya ait bir dairenin 220.000,00 YTL bedel üzerinden satılması için 31.03.2007 tarihli Komisyon Sözleşmesini imzaladıklarını, bu sözleşme çerçevesinde şirketin gayrimenkulü, portföyüne eklediğini, tanıtımını yaptığını, gayrimenkulün pazarlanması için her türlü tanıtım ve görüşmeleri gerçekleştirdiğini, davalının ise 08.05.2007 tarihinde sözleşme konusu taşınmazı, şirkete bilgi vermeksizin ve onayını almaksızın dava dışı Gaye Songür’e satıp, tapuda alıcı adına tescil ettirmiş olduğundan, sözleşmenin 5.3 ve 5.4 maddelerini ihlal ettiğini, bunun neticesinde de sözleşmenin 5.7 maddesi uyarınca kendilerine 15.576,00 TL cezai şart olarak ödemesi gerektiğini, bu miktarın tahsili için davalı aleyhine … 5.İcra Müdürlüğünün 2007/9102 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak yapılan bu takibe borçlu-davalının itiraz ederek takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 dan az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı; Davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Davalının itirazının kısmen kabulüne, 4.400 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ve %9’u aşmayacak şekilde yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İcra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı şirket, davalı ile aralarında, davalıya ait dairenin satışı hususunda komisyon sözleşmesi olduğunu ancak davalının kendisini devre dışı bırakarak dava dışı kişiye satış yaptığını, sözleşme gereğince kendisine sözleşme değeri üzerinden %6 cezai şart + KDV olmak üzere 15.576 TL nin tahsilini istemiş, davalı ise;
2011/3417-12766
davacının hizmet vermediğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bulunduğu ancak cezai şart miktarının fahiş olduğu gerekçesiyle, cezai şarttan indirim yoluna gidilmiş, KDV ücretine yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 31.03.2007 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin 5.7 maddesinde; “satıcının, işbu sözleşmenin 5.1, 5.3, 5.4, 5.5, ve 5.6 maddelerindeki taahhütlerini yerine getirmemesi halinde Davacı şirkete üçüncü maddede taşınmazın satış bedeli olarak belirtilen meblağın(%3+%3) %6 sına denk düşen 13.200,00 YTL + KDV =15.576,00 YTL cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmünü içermekte olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar yerel mahkemece; “Davacı Cezai şart+KDV talebinde bulunmuş ise de; Katma Değer Vergisi verilen bir hizmet ya da mal alımı nedeniyle söz konusu yani talep edilebilir olup, talep cezai şart alacağıdır. Bu nedenle bu şart geçerli değildir.” Gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ise de; gerek taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmedeki açık hüküm gerekse mahkemece hükmedilen cezai şart alacağının da komisyon ücreti kapsamında bulunduğu dikkate alındığında, KDV’nin tahsili yönündeki talebin reddi ile yalnızca cezai şart alacağının hükme bağlanmış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir, Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 1 ) no’lu bendinde yer alan “…….4.400 TL asıl alacağın…..” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “4.400 TL asıl alacak +KDV olmak üzere” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcın davacıya iadesine, 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.