Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/976 E. 2022/2943 K. 07.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/976
KARAR NO : 2022/2943
KARAR TARİHİ : 07.04.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2020 tarih ve 2020/42 E. – 2020/223 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı … adlı şahıstan 18/01/2011 tarihli satış sözleşmesi uyarınca 14 adet inek satın aldıklarını, satım nedeniyle 11 adedi 8.000,00 TL, bir adedi 7.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL tutarlı 12 adet senet düzenlenip satıcıya verildiğini, senetlerin müvekkili ve davalı tarafından birlikte keşide edildiğini, ancak senet vadelerinde davalının ödeme yapamaması nedeniyle müvekkili ve eşi tarafından senet borçlarının tamamının ödendiğini, davalıya senetlerden kaynaklı borç nedeniyle üzerine düşen yarı bedeli ödemesi için gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle davalı hakkında icra takibine başlanıldığını, ancak takibin itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaliyle takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede her ne kadar 12 adet senetten bahsedilmiş ise de alınan hayvanlardan bir kısmının iade edilmesi nedeniyle bazı senetlerin iptal edilip yerine yeni bir senet düzenlendiğini, bu nedenle toplam 9 senedin ödendiğini, söz konusu senetlerden 8.000,00 TL tutarlı dört adet bono ve sonradan düzenlenen 3.860,00 TL bedelli bononun müvekkilince ödendiğini, bu nedenle davacıya borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tarafların Salihli Et Besicilik Gıda Tarım ve San. Tic. Ltd. Şti’nin ortakları, eşlerinin ise şirket yöneticisi oldukları dönemde tanık olarak da beyanı alınan …’dan 14 adet inek ve düve satın aldıkları karşılığında 8.000,00 TL bedelli 12 adet senet ve 18/01/2011 tarihli satış sözleşmesi düzenledikleri, sözleşmenin taraflar arasında yapılmasına karşın söz konusu hayvanların şirket nam ve hesabına alınarak şirkete ait besihanede tutuldukları, davacının; eşi olan …’ya işlerini takip etmesi için herhangi bir vekaletname verdiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı gibi senetlerden yalnızca 4 tanesinin davacı tarafça dosyaya sunulduğu, her ne kadar 18/10/2011 tarihli hayvan satış sözleşmesin davacı ve davalı ile bunların eşleri tarafından imzalanmış ise de; söz konusu tarihte şirket ortaklığının devam etmekte olması, tarafların eşlerinin şirkette yönetici pozisyonunda çalışmaları, şirketin hayvancılık ve et besiciliği alanında faaliyet göstermesi, hayvanların şirket besihanesinde tutulmaları ve tanık beyanları karşısında hayvanların şirket nam ve hesabına alındığının anlaşıldığı, bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olan hususun tarafların 18/10/2011 tarihli hayvan satış sözleşmesiyle şirket adına hayvan almalarından sonra davacının 28/09/2011 tarihinde şirkette bulunan 60 adet hissesini tüm aktif ve pasifleriyle birlikte davalıya noter aracılığı ile satmasından sonra hayvan satış bedellerini karşı taraftan talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu, 28/09/2011 tarihli hisse devri sözleşmesiyle davacının hissesini bütün aktif ve pasifleriyle birlikte davalıya devretmesiyle birlikte şirket nam ve hesabına alınan hayvanların mülkiyetinin de davalıya geçtiği, Türkvet sistemindeki kayıtların mülkiyet karinesi olmayacağı, taşınır mallardaki zilyetliğin mülkiyete karine teşkil edeceği, dolayısıyla taraflar arasında bu tarihten öncesine ilişkin olarak doğan hak ve borçların hisse devir sözleşmesiyle sona erdiği, davacının sadece bono aslını sunmak suretiyle senetlerden dördünü ödediğini ispat ettiği ve bonoların yarı yarıya ödeneceğinin tarafların da kabulünde olduğu gözetilerek davacının senet bedellerinin yarısı olan takip alacağını davalıya rücu edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.