YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5746
KARAR NO : 2011/8311
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.7.2010 tarih ve 564-329 sayılı hükmün Dairenin 15.12.2010 tarih ve 16133-16965 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının kardeşi olup, ortak murisleri olan anneleri …’ın 19.07.2007 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölümünden önce diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadı ile İzmir İli, Konak İlçesi, … Mahallesi, 159 pafta, 890 ada, 14 parselde kayıtlı taşınmazın çıplak mülkiyetini 23.12.1998 tarihinde davalı adına tescil ettirdiğini, murisin ölümünden sonra 25.10.2007 tarihinde mirasçıların kendi aralarında bir protokol düzenlediklerini, bu protokole göre anılan taşınmaz ile ilgili olarak davalının, diğer mirasçılara ayrı ayrı 31.10.2008 tarihine kadar 30.000,00 TL ödemesi gerekirken ödemediğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, alacağın istenebilmesi için 25.10.2007 tarihli protokolde öngörülen koşulların gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu miktarın davalı tarafından davacıya ödenmesinin geciktirici şarta bağlandığı ve henüz şartın gerçekleşmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, 25.10.2007 tarihli protokole dayanarak, 30.000,00 TL alacağının tahsilini istemiştir. Söz konusu protokolün 1. maddesinde, daha önce davacı adına tescil edilen taşınmaz üzerinde davalı ve diğer paydaşın da miras payı olduğu kabul edilerek, miras payları karşılığında davacının, davalı ve dava dışı diğer paydaşa ayrı ayrı, 31.10.2008 tarihine kadar 30.000,00 TL ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Aynı Protokolün son maddesinde ise, 2011/5746-8311
davacının ödeme yükümlülüğünün düzenlendiği (1) no’lu maddenin, (3) no’lu maddedeki taşınmazın satılmasından sonra uygulanacağı belirtilmiştir. Davacının paydaşlardan biri olan davalıya 30.000,00 TL ödemesi için protokolde öngörülen vade tarihi olan 31.10.2008 tarihinden, dava tarihine kadar bir yılı aşkın bir sürenin geçtiği sabittir. Kaldı ki aynı protokolün (3) no’lu maddesinde belirtilen taşınmazdaki davacıya ait payın 25.1.2008 tarihinde, davalıya ait payın da 26.3.2008 tarihinde, pay sahipleri tarafından üçüncü kişilere satıldığı ve bedellerinin de alındığı, dosyada mevcut olan noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinden anlaşılmaktadır. O halde alacağın talep edilmesi için öngörülen vade tarihinin fazlasıyla geçmiş olmasına, davalının da (3) no’lu maddede öngörülen taşınmazdaki payını geçerli bir sözleşmeyle satışını vaad edip, bedelini de almış olmasına göre, davacının alacağını talep edebileceğinin kabulü gerekir. (3) no’lu maddede belirtilen taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olması nedeniyle, tapuda halen davalı, davacı ve diğer paydaş adına görünmesi ve ortaklığın giderilmesi için dava açılmış olması da sonuca etkili değildir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onadığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 2010/16133 E. 2010/16965 K. sayılı 15.12.2010 tarihli “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 2010/16133 E. 2010/16965 K. sayılı 15.12.2010 tarihli “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarda açıklanan gerekçelerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.