YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24087
KARAR NO : 2021/11338
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29/12/2021 Çarşamba günü davalı vekili Av. … geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 07/03/2013 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu kaza sonucunda yaya konumunda olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 16/09/2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 61.723,16 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 61.723,16 TL sürekli … göremezlik tazminatının 29/09/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle kazanın varlığının ve kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğunun kabulünde; davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyet oranının, uzman bilirkişi heyeti tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun biçimde belirlenmiş ve bu raporun hesaplamaya esas alınmış olmasında; kazanın oluş şekli dikkate alındığında kabul edilen kusur oranının benimsenmesinde; davalı temerrüt tarihinin tespitinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 61.723,16 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilip, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına Sigortacılık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 9.324,01 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından vekalet ücretini de kapsar şekilde İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz yoluna başvurulmuş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17. maddesi (2) numaralı fıkrasında ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 4. bendindeki “9.324,01 TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.