Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5944 E. 2011/13894 K. 05.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5944
KARAR NO : 2011/13894
KARAR TARİHİ : 05.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıdan 30.08.2007 tarihli harici sözleşme ile 24 parselde kayıtlı 6 katlı binayı satın aldığını, 12.000 TL kaparo bedeli dışında 38.000 TL ödeme yaptığını ancak tapu devrinin verilmemesi üzerine davalının 38.000 TL satış bedelini iade etmesine rağmen 12.000 TL kapora bedelini ödemediğini ileri sürerek 12.000 TL nin tahsili için başlattğı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek İtirazın iptaline % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde, Taraflar arasında düzenlenen 30.08.2007 tarihli taşınmaz satışı ile ilgili sözleşme tapulu taşınmazın haricen satışına ilişkin olup MK’nın 706. maddesi, BK’nın 216. maddesi ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi gereğince resmi, şekilde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye istinaden, taraflar ancak aldıklarını sebepsiz iktisap hükümlerine göre iade ile mükelleftirler.
Davacı bu sözleşme gereğince davalıya satış bedeline mahsuben 12000 TL verdiğini belirtmiş olup, bu durum sözleşmeden de açıkça anlaşılmaktadır. Taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesi bulunmadığına ve tapuda devir
2011/5944-13894
yapılmadığına göre davacı ödediği, ancak; iade edilmeyen bedelin iadesini isteyebilir. İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hukmedilmesi icın borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kotü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra taleplerine konu olan alacaklar değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte acıklanan nedenlerle; davalının tum, temyiz itirazlarının reddıne, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan “İcra inkar tazminatı talebinin reddine “cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 521.60 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 18.40 Tl temyiz harcın davacıya iadesine, 5.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.