YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3081
KARAR NO : 2011/2112
KARAR TARİHİ : 22.04.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN : HAZİNE
KARŞI TARAF : …
YARGITAY İLAMI TARİH VE NOSU : 01.07.2010 gün ve 2010/303-4662
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 16 ve 112 ada 3 parsel sayılı 5151.78 ve 135.96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden intikal etmesi nedeniyle Toprak Tevzi Komisyonunca Hazine adına oluşturulan tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. Davacı Hazinenin temyiz itirazları Dairemizin 01.07.2010 tarih 2010/303-4662 sayılı ilamıyla reddedilerek hüküm onanmış olup, bu kez davacı Hazine temsilcisi tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik şahıslardan kalan taşınmazlardan olmayıp, davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, Hazinenin dayandığı tapu kaydının sınırları itibariyle uygulanmasının mümkün olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olduğu, Toprak Komisyonu çalışmalarında, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerler olması nedeniyle Hazine adına tapu kayıtları oluşturulduğu, taşınmazların da bu tapu kayıtları içinde kaldığı iddialarına dayanmıştır. Davacı Hazineden dayandığı tapu kayıtları sorulup bu kayıtların tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte tüm tedavül kayıtları, yörede 1962 senesinde çalışma yaptığı anlaşılan Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarına ilişkin belirtmelik tutanakları ve haritaları ile dayanakları olan belgeler getirtilmemiş, toprak komisyonu haritası ile kadastro paftası çakıştırılarak dava konusu taşınmazlar hakkında toprak komisyonunun ne gibi işlem yaptığı belirlenmemiş, dosyada bulunan Hazine tapu kaydının dayanağını oluşturan belirtmelik tutanağı ve haritası getirtilmemiş, tapu kaydı ve haritası usulüne uygun uygulananarak kapsamı belirlenmemiş, belirtmelik bilirkişileri ile tespit bilirkişileri dinlenmemiş, dava konusu taşınmazların Hazineye ait tapu kayıtları ile kaçak ve yitik kişilerle ilgisi saptanmamıştır. Ayrıca çekişme konusu 105 ada 16 sayılı parsele komşu 105 ada 15 sayılı parsele uygulanan ve 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı batı sınırında çekişmeli taşınmaz yönünü mera okuduğu halde
./..
2011/3081-2112 S/2
yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle Hazinenin dayandığı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanağını oluşturan belirtmelik tutanakları, belirtmelik haritaları ve eki olan tüm belgeler ile toprak komisyonunun belirtmelik tutanakları ve haritaları, çekişmeli parselleri dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlar ile mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis kaydı ve haritası ile eki belgeler getirtilip; mahallinde, komşu köyden seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek tanıklar, hayatta olan belirtmelik bilirkişileri, tespit bilirkişileri, üç kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte Hazine’nin dayandığı tapu kayıtlarının haritaları (toprak tevzi haritaları) ve varsa mera tahsis haritası kadastro paftası ile çakıştırılarak yerel bilirkişiler yardımı, fen bilirkişisi eli ile uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp, kayıtların kapsamı duraksamaya imkan vermeyecek şekilde tespit edilmeli, Hazinenin tapu kayıtları taşınmazı kapsamıyorsa dava konusu taşınmazlar hakkında toprak komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı ve ne olarak bırakıldığı belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, hangi tarihten beri ne suretle tasarruf edildiği, öncesinin kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği, çekişme konusu 105 ada 16 sayılı parselin öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel bir biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı, meradan açılıp açılmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, belirtmelik bilirkişileri ile tespit bilirkişileri dinlenilmeli, kayıt uygulamasının, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydı, belirtmelik tutanağı, mera tahsis haritası ve dava dosyası kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısı, eğimi, niteliği, 105 ada 16 sayılı parselin mera vasfında olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, kaçak ve yitik kişilerden kalan veya öncesi mera olan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, dava konusu yerlerin gerek Hazineye ait tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı gerekse kaçak ve yitik kişilerle ilgisi olup olmadığı, kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı konusunda tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden davacı Hazinenin itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekirken; hükmün onandığı anlaşıldığından davacı Hazinenin karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin 01.07.2010 tarih 2010/303 Esas, 2010/4662 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı olan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…