YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10821
KARAR NO : 2022/3883
KARAR TARİHİ : 16.05.2022
MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı T.C. … Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı T.C. … Bankası A.Ş. tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … görev alanında bulunan taşınmazlarda evrakta sahtecilik yapılmak suretiyle işlemler yapıldığını, bu konu ile ilgili olarak Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/757 Soruşturma numarası ile soruşturma yürütüldüğünü, Hasanbeyli’de bulunan 315 ada 3 parsel sayılı taşınmaz eşit hisse ile … ve … adına kayıtlıyken 14/12/2015 tarihinde Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin bir müzekkeresinin işleme alınması için açılan ve bu taşınmazla ilgili olmayan başvuruya satış işlem türüyle devam etmek ve sonucunda taşınmazla ilgisi bulunmayan 892 yevmiye numarasını bu işleme vermek suretiyle 22/12/2015 tarihinde taşınmazın davalı … adına kaydedildiğini, işlem yapılırken harç ve döner sermaye alınmadığını, satışın elektronik sicilde oluştuğunu ancak kütüğe kalemle yazım yapılmadığını, arşivde ve elektronik sicilde bu işleme ait bir belgenin olmadığını, taşınmazın … tarafından T.C. … Bankası lehine 1.000.000,00 TL limitle ipotek edildiğini, ipoteğin de 10/12/2015 tarihinde açılan ve bu taşınmaz ve işlemle ilgisi bulunmayan 1220 numaralı başvuruya ipotek işlemi gibi devam edilerek yapıldığını, bu işleme ilişkin de herhangi bir belgenin bulunmadığını, taşınmazın kütükte eski malikler adına elektronik sistemde ise … adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek davalı adına yolsuz olarak tescil edilen tapu kaydının iptali ile önceki malikleri … ve … adına tescilini, davalı … Bankası A.Ş. lehine 1.000.000,00 TL limit bedel üzerinden kurulan yolsuz ipoteğin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya süresi içerisinde cevap vermemiş, davalı T.C. … Bankası A.Ş. vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
3.1. İlk Derece Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli ve 2016/96 E. 2018/358 K. sayılı kararıyla; tescilin yolsuz olduğu ve davalıların iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu taşınmazın yolsuz tescilden önceki malikleri adına tesciline ve … Bankası lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş; davalı T.C. … Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 08/05/2019 tarihli ve 2019/450 E., 2019/518 K. sayılı kararıyla tarafların ayrı ayrı suç duyurusuna Konu ettiği sahte belge düzenlenmesi suçlarından dolayı devam etmekte olan hazırlık soruşturması sonucunda takipsizlik kararı verilmesi veya ceza davası açılması halinde ceza yargılamasında verilecek kararın hukuk yargılamasına da etkili olacağı, bu nedenle soruşturma sonucunun HMK 165. maddesi uyarınca beklenilmesi, yine gerekirse uzman tapucu ve bankacı bilirkişilere tapu, banka, kooperatif kayıtları üzerinde HMK 266-288 maddeleri uyarınca usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılması, toplanacak deliller, müfettiş raporları ceza dosyaları hep birlikte incelenerek, davalılar yönünden bildirdikleri deliller toplanarak TMK 1023 -1025 maddeleri uyarınca inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı … Bankası vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.2. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen 28/09/2020 tarihli ve 2019/56 E., 2020/19 K. tarihli kararla; karar tarihine kadar soruşturma dosyalarında herhangi bir gelişme olmadığı, tapu sicili üzerindeki yolsuzlukların 2015 yılında yapıldığı, 2016 yılında başlanılan soruşturma dosyalarının hala tekemmül etmediği, şüphelilerin firari olduğu, soruşturma dosyasında toplanan delillerin dosya arasında bulunduğu, verilebilecek olası bir takipsizlik kararının tescillerin hukuki niteliğini değiştirmeyeceği, soruşturma dosyasının beklenilmesinin yargılamayı belirsiz süreli olarak geciktireceği, davalı … adına yapılan tescil işlemine ilişkin ıslak imzalı bir belgenin bulunmadığı, alakasız başka işlemlere ilişkin başvuru numaraları ve belgelerin kullanıldığı, elektronik sicile de taranmış herhangi bir evrakın bulunmadığı ve yapılan tescil işlemlerinin gerçekleşme şekli de dikkate alındığında davalıların iyi niyetli sayılmasının mümkün olmadığı, hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen davalıların kazanımlarının korunamayacağı, tapu kütüğündeki bilgi ve belgelerden gerekli dikkat ve özeni göstererek malikin kim olduğunu anlayabilecek kişilerin kütükteki maliki bilmediğini iddia edemeyeceği, davalı … Bankası’nın da bu nedenle kütük ile elektronik sicil arasındaki uyumsuzluğu öğrenme olanağının bulunduğu, ayrıca basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu, buna rağmen 1.000.000 TL meblağlı bir ipotek tesisi nedeniyle iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı … adına kayıtlı tapunun iptali ile ½’şer payla … … ve … adına tesciline, davalı … Bankası lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı T.C. … Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; krediye teminat olarak alınan ipoteğin banka uygulama esas ve usullerine ve ilgili mevzuata uygun olarak tespiti yapılarak ve banka TAKBİS sorgusu yapabildiğinden bu şekilde teyidi alınarak, ekspertizleri yaptırıldıktan sonra kabul edildiğini, banka personelinin de teftiş edilmesi sonucunda personelin suç veya haksız fiil teşkil edilecek davranışlarına rastlanmadığını, müvekkili banka’nın ilgili tarım müdürlüğünde düzenlenen Çiftçi Kayıt Sistemi belgesine istinaden tarım kredisi verebildiğini, davalının da tapu kaydı ve diğer belgeleri ilgili kurumlardan temin ederek ibraz ettiğini, taşınmazın kredi tarihinde davalı adına kayıtlı olduğunu, bankanın tapu siciline güvenerek hareket ettiğini, tapu sicilinin doğru tutulmamasından kaynaklanan zararlardan devletin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, bankanın eldeki davada husumetinin bulunmadığını, müvekkili bankanın ilgili kurumlarda çalışanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/757 sayılı soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15/11/2021 tarihli ve 2021/440 E. 2021/1494 K. sayılı kararıyla; Türk Medeni Kanunu’nun 3/1. maddesi uyarınca Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyi niyetin varlığı olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli olunduğu hususunu ispat külfetinin bu iddiada bulunana ait olduğu, ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, davalının …’ın bilinçli olarak yolsuz tescile iştirak ettiği, diğer davalı … Bankası’nın ise kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeden değeri düşük taşınmazları teminat alarak, kefil aramaksızın kredi verdiği, dava konusu taşınmaz gibi Hasanbeyli İlçesi’ndeki başka taşınmazlar üzerine de aynı nitelikte birçok ipotek işlemi yaptıkları ve birçok kişiye yüksek miktarda dayanaksız kredi verdikleri, bu kadar yüksek miktardaki kredilerin tahsisinden banka yönetiminin habersiz olmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı T.C. … Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlamıştır.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”
3.2.2. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
3.2.3. TMK’nin 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”, 1024/1. maddesinde; “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.” 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” 1024/3. maddesinde; “Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosyanın incelenmesinde, dava konusu 315 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu küğütünde ½’şer hisseyle … ve … adlarına kayıtlı iken; farklı bir işleme ait 14/12/2015 tarihli ve 1227 başvuru numarası ile ve yine işlemle alakası bulunmayan 25/11/2015 tarihli ve 892 yevmiye numaralı işlem ile davalı … adına satış suretiyle kaydedildiği, işlem sırasında harç ve döner sermaye alınmadığı, satışın elektronik sicilde oluştuğu ancak kütüğe yazım yapılmadığı, işlemin, fiili işlem tarihi olan 22/12/2015 tarihli yevmiye defterinde görünmediği, işleme ait ıslak imzalı ve fiziki bir belgenin mevcut olmadığı, usulsüz işlem ile … adına (sadece elektronik sicilde) kayıtlı hale gelen taşınmazın yine farklı bir işleme ait 10/12/2015 tarihli 1220 başvuru numarası ile ve yine işlemle alakası bulunmayan 16/12/2015 tarih 945 yevmiye numarası ile diğer davalı … Bankası lehine 1.000.000 TL limitle ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.
3.3.2. Hemen belirtmek gerekir ki; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı olan ve kararın (V/3.2.) paragraflarında açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına ve (III) ve (IV/3.) paragraflarda gösterilen gerekçeyle taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı … Bankası A.Ş. nin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.3.3. Ne var ki; HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
3.3.4. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesine göre; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.” Öte yandan TMK’nın 1022. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması sicile tescil koşuluna bağlı olup, ayni haklar kütüğe tescil ile doğar, sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır. Kurulması kanunen tescile tabi ayni haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz. Başka bir değişle, hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamaz; mülkiyetin nakledildiğinden söz edilemez.
3.3.5. Somut olayda, dava konusu taşınmazların … ve … adlarına kayıtlı iken elektronik sicilde yapılan işlem ile davalı … adına kaydedildiği, satış işleminin sadece elektronik sicilde yapıldığı, kütüğe yazım yapılmadığı, tapu arşivinde bu satış işlemine ait ıslak imzalı fiziki belge bulunmadığı, taşınmazların kütükte halen malikleri adına kayıtlı bulunduğu açıktır.
3.3.6. Hal böyle olunca, tapu kütüğünde herhangi bir işlem yapılmadığına ve elektronik ortamda yapılan işlemler tapu kütüğüne uygun olmadığına göre, Tapu ve Kadastro Verilerinin Paylaşımı Hakkında Yönetmeliğin, “Elektronik tapu siciline geçilene kadar ihtilaf halinde tapu sicili bilgileri esastır.” şeklindeki geçici 1. maddesi ve TMK’nın 705. maddesi gereğince elektronik ortamda yapılan işlemlerin geçersizliğinin tespiti ile yetinilerek, tapu kayıtlarının iptali ve tesciline karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin bu yöne ilişkin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.