Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10416 E. 2022/8244 K. 06.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10416
KARAR NO : 2022/8244
KARAR TARİHİ : 06.06.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulüyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; davacının yöneticiliğini yaptığı ve davalı tarafından ortak alan sigorta poliçesiyle sigortalanan siteye ait istinat duvarının 05/02/2015’te yıkıldığını, davalı şirketçe hasarın yer kayması sonucu değil de yerin oturması şeklinde meydana geldiği ve teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 660.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş; 06/02/2017 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 1.501.414,76 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; hasarın teminat dışı olduğunu da belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 940.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ortak alan sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacının yöneticiliğini yaptığı siteye ait istinat duvarının yıkılmasının nedeninin ne olduğu ve hasarın oluş şekline (nedenine) göre, davaya konu edilen hasar bedelinin poliçe teminatında yer alıp almadığı noktasında toplanmaktadır.
Anılan temel uyuşmazlığa ilişkin tespitin teknik bilgi gerektirdiği dikkate alınarak, inşaat mühendisi ve jeoloji mühendisinden oluşan heyetten, mahallinde keşif de yapılarak rapor alınması yerinde olmuştur. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 17/01/2018 ve 31/08/2018 tarihli ek raporlarda, davaya konu edilen hasarın ana nedeninin projelendirme hatası olduğu; duvarın hasar görmesinde dış etken bulunmadığı; duvar temeli önünde kalan yamaç aşağısında yer kaymasına işaret sayılabilecek bir durum olmadığı şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir. İHH kararına esas alınan bu ek raporlarda, hasar ana nedeni olduğu bildirilen projelendirme hatasının ne olduğu konusunda bir somutlaştırma yapılmadığı ve bu tespitin soyut ve tamamen varsayımsal olduğu; davacı vekilinin bu yönüyle rapora itiraz ettiği görülmektedir. Diğer yandan bilirkişi raporlarında, somut olayın “yer kayması” olduğuna işaret edecek durum bulunmadığı belirtildikten sonra, “yağışlar ve kullanımdan kaynaklanan etkenler nedeniyle, zaman içinde, duvarın tuttuğu zeminde oluşan değişikliklerin aktif toprak basıncının artmasına neden olabileceği ve bu durumun kazıklı perdenin zaman içinde yorulmasına neden olacağı; duvarın yatay yükleri taşıma kapasitesinde zaman içinde kayıplar oluşmuş olabileceği” denilmek suretiyle, adeta yer kaymasının teknik açılımına ilişkin tanımlamaların kullanıldığı görülmektedir. Bu itibarla; hasar ana nedeni denilen projelendirme hatasına ilişkin somut tespit ve gerekçe koyamayan; olayın yer kayması olmadığını belirttikten sonra, yer kaymasına ilişkin teknik hususların da gerçekleşmiş olabileceği ifadelerine yer vererek, kendi içinde çelişkili tespitler yapan bu raporun karara esas alınamayacağı açıktır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; yıkılan istinat duvarına ilişkin proje- yapı ve kullanım izni ruhsatlarının temin edilmesi; içerisinde konusunda uzman iki jeoloji mühendisi ve bir inşaat mühendisi de bulunan bilirkişi heyetinden, istinat duvarına ilişkin proje- yapı ruhsatı vs. incelenip, duvarın teknik gerekliliklere ve projesine uygun yapılıp yapılmadığını duvarın yapım yılını da dikkate alarak belirleyen; somut olayın yer kayması olarak kabul edilip edilemeyeceğini teknik ve bilimsel gerekçeleriyle açıklayan; davalı yanca savunulan “yerin zaman içinde oturması” kapsamında duvarın yıkılması durumu olup olmadığını ve duvarın yıkılmasının ana nedeninin ne olduğunu, poliçe teminatı kapsamında yer alıp almadığını irdeleyen; teminat kapsamında zarar olduğunun belirlenmesi halinde, duvarın hasar tarihindeki yeniden yapım maliyetini hesap eden gerekçeli, denetlenebilir bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacı yanın haklı itirazına uğrayan yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İHH kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.