Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/2433 E. 2022/3963 K. 18.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2433
KARAR NO : 2022/3963
KARAR TARİHİ : 18.05.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 847 ada 7 parsel sayılı taşınmazı 40-50 yıl önceden beri eklemeli zilyet sıfatı ile kullandığını, taşınmazların ekim ve bakımının davacı tarafından bahçe olarak yapıldığı ve bir çok ağaç dikildiğini ve taşınmazlar üzerinde ev bulunduğunu, bu ev üzerinde davacı adına elektrik ve su abonelerinin bulunduğunu, bölgede imar uygulaması sırasında dava konusu yerin davacı adına çıkması gerekirken davalı Hazine adına tespit gördüğünü, dava konusu yerin Hazine ile alakasının ve ilgisinin olmadığını, dava konusu taşınmaza hak iddia eden şahıslarında olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/04/2016 tarihli ve 2015/132 E., 2016/342 K. sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazın imar ve ihyasının davacı tarafından yapıldığı, zilyetlik ve imar-ihya için gerekli şartlarının oluştuğu, halen 24-26 yaşlarında muhtelif çeşitlerde ağaçların olduğu bu zamana kadar da nizasız ve fasılasız olarak kullandığı ve halen de kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi merkez 847 ada 7 parsel sayılı 427,52 m2’lik taşınmazın Hâzine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescili ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/2196 Esas, 2015/1742 Karar ve 24.06.2015 tarihli ilamı gerekçe gösterilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmiştir
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllerinin getirtilerek incelenip, uygulanmadığını, imar planı araştırması yapılmadığını, eksik harcın yatırılmadığını, Hazine aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığı halde davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek, Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti başlıklı 14. maddesinde “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 03/07/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Geri çevirme kararı üzerine gelen bilgi ve belgelerden dava konusu Türkoğlu ilçesi Merkez Mahallesi 847 ada 7 parsel sayılı 427,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, Türkoğlu ilçe çalışma alanında yapılan kadastro sonucu tespit harici bırakıldıktan sonra, 21/11/2012 tarihinde yapılan imar uygulaması kapsamında ihdas yoluyla davalı Hazine adına 658 (999/5) parsel numarasıyla şuyulandırmaya tabi tutulması sonucu oluşturulup, 28/03/2014 tarihinde imar düzenlemesiyle Hazine adına kaydedildiği anlaşılmıştır.
3.3.2. Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde hava fotoğraflarından yararlanılmamış, taşınmazın niteliğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin tespiti yönünden ziraat mühendisi bilirkişisinin hüküm vermeye elverişli olmayan yetersiz ve soyut içerikli raporu ile yetinilmiştir.
3.3.3. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazın çevresi ile birlikte ihdasen tapu kaydının oluşum tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü’nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek ve temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki keşfe katılan bilirkişiden farklı ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı,
3.3.4. Yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın kim tarafından ne şekilde ve ne zamandan beri kullanıldığını, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılmalı; komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu belirlenmeli;
3.3.5. Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliğini, kullanım durumunu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar-ihya edilip edilmediği hususlarında önceki tarihli ziraatçı bilirkişi raporunu da irdeler şekilde tarımsal niteliğini açıklayan, taşınmazın komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;
3.3.6. Jeodezi ve fotogrametri mühendisinden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, sunulan raporda çekişmeli taşınmazın uydu fotoğrafları üzerindeki konumu gösterilmeli;
3.3.7. Fen bilirkişisine, keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, böylelikle davacı yararına, dava konusu taşınmazın ihdasen oluşum tarihine kadar zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
3.3.8. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davanın tapu iptal ve tescil davası olduğu ve Hazine aleyhine açılan davanın kabul edildiği anlaşıldığına göre, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken dava tescil davası gibi değerlendirilip harcın davacıya yükletilmesi isabetsizdir.
V. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.