YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3344
KARAR NO : 2021/9257
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 24/02/2020 tarih, 2018/2529 Esas ve 2020/1986 Karar sayılı ilamında özetle; yük yükleme kurallarına uymayıp, kendisi ve trafik güvenliği için tehlike yaratacak biçimde hareket eden, araç trafiğine açık karayolu üzerinde (haklı sebeple dahi olsa) yaya olarak bulunan davacının bu eyleminin, zararın doğmasına sebep olan bir faktör olduğu ve müterafik kusur teşkil ettiğinin dikkate alınması ile %20 oranında müterafik kusur indirimiyle tazminatların belirlenmesi; davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 12.984,00 TL. maddi tazminatın, davalı … yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; 20.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı ve daha önce temyize konu edilmediği için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; davacı için manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilini diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davaya konu edilen maddi tazminata ilişkin olarak verilen mahkemenin 18/01/2018 tarihli kararını, davalılar … ve … vekilleri temyiz etmiş ve bu karar, maddi tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle, adı geçen davalılar yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, bu kararı temyiz etmeyen davalı …Ş. yönünden de bozma kapsamına göre maddi tazminattan % 20 indirim yapılmasıyla belirlenen tazminat hüküm altına alınmış, mahkemenin önceki kararını temyiz etmeyen davalı …Ş. de bozmadan yararlandırılmıştır. Davalı …Ş’nin önceki kararı temyiz etmemesiyle, hükmün bu davalı yönünden kesinleştiği ve davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır.
Bu durum karşısında mahkemece; önceki kararın davalı …Ş. yönünden kesinleştiği gözetilerek, bozma kapsamında sadece davalılar … ve … yönünden inceleme yapılıp hüküm tesis edilmesi ve davalı …Ş. yönünden önceki hükümdeki 16.230,17 TL’lik maddi tazminata ilişkin bölümün kesinleştiğinin belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.198,73 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıyı geri verilmesine 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.