YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10687
KARAR NO : 2013/16346
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekilleri Av…. ve Av…. ile davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre; bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın, kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ayrıca ilgililerin de beyanını dikkate alarak düzenleyeceği gerekçeli bir değerlendirme raporunda değerini tespit etmelidir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise; özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu nedenle, dava konusu taşınmazın Gülnar ilçesinde bulunduğu gözetilerek, münavebeye alınacak ürünler için Gülnar İlçesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 2010 yılı itibariyle dekar başına ortalama verimini, üretim giderlerini ve kilogram başına toptan satış fiyatlarını gösterir ilçe genelinde geçerli olan veri cetvelinin esas alınması gerekirken, bilirkişi kurulunca Mersin Merkez, Silifke, Aydıncık ve Erdemli ilçelerine ait verilerin ortalaması esas alınarak hesaplama yapılması,
2-Dava konusu taşınmazın; köy yerleşim merkezinde ve köyün gelişme yönünde olması, Aydıncık İlçe merkezine 20km ve denize 200m uzaklıkta bulunması, tarihi ve turistik mekanlara yakınlığı, denizinin temizliği ve gürültü kirliliğinin azlığı dolayısıyla turistlerin ve yatırımcıların tercihi gibi hususların tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en fazla %20 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden, %50 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmesi,
3-Gerekçeli kararın (8) numaralı hüküm fıkrasında, davalı yararına hükmedilen avukatlık ücretinin “davacıdan alınıp davalıya verilmesi” yerine “davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.