Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/12424 E. 2013/16388 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12424
KARAR NO : 2013/16388
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1. Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, bilirkişi raporlarında taşınmazın kendi imkanlarıyla, çevrede bulunan kuyulardan sulanabilir nitelikte olduğu belirtilerek münavebeye alınan ürünlerin sulu araziler için geçerli verim miktarları esas alınmış ancak kuru tarım arazilerindeki kapitalizasyon faizi üzerinden değer biçilmiştir. Bilirkişi raporlarında belirtilen sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarına dayalı hüküm kurulması,
2. Mahkemece hükme esas alınan raporlarda dava konusu taşınmazın salt konumu, belediye hudutlarına ve merkezlere olan mesafesi objektif nedene dayalı artırıma konu olamayacağı gözetilmeden % 100 objektif artış uygulanması suretiyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır.
Hal böyle iken bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %6 olarak kabulü,
4. Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre yapılacak değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda yasa hükmü gereği 2012 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken henüz 2012 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesi ile ve enflasyon oranı endeksi de uygulanarak 2011 yılı verilerine göre değer belirlenmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıdaki sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek rapor alınmalı, bu raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.