YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13315
KARAR NO : 2013/16399
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortak gider alacağının tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin 2. fıkrası “… gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzdebeş (14.11.2007 – 5711/9. madde ile değişiklikten önce %10) hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.” hükmünü içermekte olup buna göre ortak giderden payına düşeni ödemeyen bağımsız bölüm malikinin ödemede geciktiği günler için ödemekle yükümlü bulunduğu gecikme tazminatının başlangıcının açıkça tespit edilerek; dava konusu ortak giderin dayanağını oluşturan kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya davacı katılmışsa karar tarihi, katılmamışsa bu kararın ya da işletme projesinin kendisine tebliğ edildiği ya da başka bir biçimde borcunu öğrendiği tarih, bu husus da belirlenemiyorsa icra takibi nedeniyle ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarih esas alınmalıdır. Dosyadaki belgelerden; takip konusu ortak gider alacaklarına ilişkin kat malikleri kurulu kararlarının alındığı toplantıya davalının katılmadığı, Aralık 2010-Aralık 2011 dönemi işletme projesinin 22.09.2011, Aralık 2011- Aralık 2012 dönemi işletme projesinin ise 13.04.2012 tarihlerinde noterden gönderilen ihtarnameler ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak, davalının aidat borcunu öğrendiği günün açıkça belirlenmesi, ihtarname tebliğinden önce öğrenmediği saptandığında gecikme tazminatının ihtarnamelerin tebliği tarihinden itibaren başlatılması gerekirken, bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan borcun ait olduğu aydan itibaren gecikme tazminatını hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.