Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/3798 E. 2012/6207 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3798
KARAR NO : 2012/6207
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, vasinin görevden alınarak yeni vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Turgut Şen Türk Medeni Kanununun 405. maddesinden kısıtlanmış, kendisine davalı vasi olarak atanmıştır. Davacı vasinin görevden alınmasını ve yeni vasi atanmasını istemiştir.
Medeni Kanunun 483. maddesi, vasinin görevini ağır surette savsaklaması, yetkilerini kötüye kullanması veya güven sarsıcı davranışlarda bulunması ya da borç ödemeden acze düşmesi halinde vesayet makamınca görevden alınacağını; 488. maddesi de, vesayet makamının kararlarına karşı on gün içerisinde denetim makamına itiraz edilebileceğini ve bu konuda denetim makamı tarafından kesin olarak karar verileceğini hükme bağlamıştır. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi, asliye hukuk mahkemesine aittir (5133 S.K.md.2-3, TMK.397/2). Vesayet makamının bu nitelikte kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamaz ise de; mahkemece, vesayet makamı tarafından vasinin görevden alınması talebinin kabulü ya da reddi hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294 ile 297. ve devamı maddelerine uygun bir karar verilmediği gibi, kısa kararda aile mahkemesi sıfatıyla Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin, gerekçeli kararda ise denetim makamı sıfatıyla Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tesbitine denilmek suretiyle çelişki meydana getirilmiştir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması 10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bir bozma nedenidir. Açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.