Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16692 E. 2021/10223 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16692
KARAR NO : 2021/10223
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda;asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 03/02/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan, davalı …’ya ait … plakalı aracın, dava dışı sürücü belgesiz ve yaşı küçük … … sevk ve idaresinde iken, dava dışı araçlara çarpması sonucu, kendi aracında yolcu olarak bulunan …’in vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile vefat eden …’in mirasçısı olan anne ve babasına 27/03/2013 tarihinde ödenen 18.048,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/78 Esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını, müteveffa …’in anne ve babasına 45.505,00 TL daha destekten yoksun kalma tazminatının 27/08/2014 tarihinde ödendiğini belirterek, maddi tazminat talebini 63.552,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmada alınan beyanında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; ehliyetsiz araç kullananın kazada %10 oranında kusurlu olduğu, davacının ölen … mirasçılarına 45.505,00 TL daha haricen ödeme yaptığını belirterek davasını toplam 63.552,00 TL ye ıslah ettiği, davacının bu talebinin ıslaha konu olamayacağı, ancak ek dava açmak suretiyle işbu dava ile birleştirilmesi sonucunda hükme bağlanabileceğinden ıslah talebinin usulüne uygun olmadığı ve ilk dava değeri üzerinden karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.804,80 TL nin ödeme tarihi olan 27/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen ilk hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarihli ve 2015/15108 esas, 2018/8206 karar sayılı ilamı ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “sürücülerin olaydaki kusur durumları yönünden kaza tespit tutanağı ile eldeki dosyada alınan bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmesi için mahkemece, sürücülerin kusur oranları yönünden
dosyanın İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kuruluna tevdii ile tüm dosya kapsamı irdelenerek oluşa göre kusur durumlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, eğer başka bir aracın kusuru yok ise; bütün kusurdan davalı sigortalının sorumlu tutulması ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında, birleşen Mahkemenin 2016/325 esas sayılı dosyasında araçta yolcu olan … … tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1881 esas sayılı dosyasında bakıcı gideri talebi ile açılan dava nedeniyle ödenen 6.281,00 TL nin ödeme tarihi olan 23/05/2016 tarihinden itibaren rücuen tahsili de talep edilmiş, yapılan yargılama sonucunda alınan kusur ve kök ve ek hesap raporu benimsenerek; asıl davanın kabulü ile 18.048,00 TL nin 27/03/2013 tarihinden, 45.504,00 TL nin 27/08/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 6.281,00 TL ödeme tarihi olan 23/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın ehliyetsizlik nedeniyle sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ilk olarak ödediği 18.048,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili için açtığı asıl dava sürerken, kazada ölen …’un anne ve babasının açtığı dava üzerine 45.505,00 TL daha sulh olunarak ödediğinden bahisle ıslah dilekçesi sunarak asıl davada talebini toplam 63.552,00 TL ye ye yükseltmiş, bozma öncesi mahkemece verilen ilk kararda, ıslahın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle, ıslahla artırılan kısmı da kapsar şekilde davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, ilk kararda ıslah talebinin reddine dair kararı davacı vekili temyize konu etmiş, ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesince davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı reddedilerek bozma kapsamı dışında bırakılmış ve ilk karar bu yönüyle kesinleşmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen ikinci kararda, bu kez ıslah talebinin 45.504,00 TL lik kısmına ilişkin talebin de kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olduğundan bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, davacının ıslahla artırdığı 45.505,00 TL nin de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde asıl ve birleşen davada temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.