Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/9953 E. 2013/16332 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9953
KARAR NO : 2013/16332
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, birleşen dava dilekçesinde maddi hataların düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
A-Mahkemenin 2012/160 Esas ve 2012/30 Karar sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. maddesi gereğince maddi hatanın düzeltilmesi davası yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
B-Mahkemenin 2011/968 Esas ve 2013/214 Karar sayılı kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davası yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin (f) bendi gereğince kamulaştırılan taşınmazlarda tarım arazilerinin değerinin tespitinde kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınır. Bu yöntemde taşınmazın bulunduğu bölgede ekim ve dikimi mutad olarak yapılan ürünlerin dekar başına verimi ile fiyatları ve üretim giderleri dikkate alınır. Yargıtay uygulamalarında gerçekçi bir değere ulaşılabilmesi için arazinin toprak yapısına uygun olarak niteliği belirlenerek bir yılda birden fazla ürün alınma imkanı bulunan yerlerde ülke genelinde bir yıldaki ikinci ürünün hazırlık ve yetiştirme süreleri de dikkate alındığında, yılı aşan süre gerektiği de gözetilerek iki yılda üç ürün veya üç yılda dört ürün münavebe esası uygulanarak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu hususlar dikkate alınmadan münavebeye alınacak her bir farklı ürünün ayrı ayrı ve dekar başına veriminin tümünün hesaplanması gerekirken oransal bir münavebe türü uygulanarak gerçekçi bulunmayan bir değere ulaşılmış olması,
2-Dava konusu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın karayoluna yakın olması, metropol yanında olması, metro istasyonuna yakın bulunması gibi hususların değerinde en fazla %50 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden, %95 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.