YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9420
KARAR NO : 2013/16358
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakıftan yararlanma hakkının bulunduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, küçük Nil Özkan’ın vakıf senedinden kaynaklanan haklardan yararlanma hakkının tespitini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu Dr.Erhan Sanater Eğitim Vakfı’nın Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.07.1990 gün 1990/565 E.-692 K. sayılı ilamıyla kurulduğu, davacının nüfus kayıtlarına göre vakıf kurucusunun (Erhan Sanater) soyundan geldiği, vakıf senedinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4/a maddesinin; “Burslar, ilköğretim öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, lise ve üniversite yurt içi ve yurt dışı eğitim ve öğrenim gider ve ödentilerini karşılamak için verilir. Burstan, Sanater soyadını taşıyan ve Sanater soyundan gelenler ilanihaye ve öncelikle yararlanırlar. Vakıf, bursun dışında eğitim ve öğrenim kredisi de verebilir. Bu da aynı şekilde, Sanater soyundan gelip Sanater soyadını taşıyan öğrencilerle, bunların dışındaki başka öğrenciler için sözkonusu olabilir.Yalnız öncelik yine Sanater soyundan gelipte bu soyadını taşıyanlarındır” hükmü bulunmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının vakıf senedinde belirtilen haklardan (burs, okul yardımı vs.) yararlanma hakkının –vakıf yönetiminin takdirine bırakılmadan- bulunup bulunmadığı konusundadır. Vakıf hukukunda aslolan tescil istemiyle tüzel kişilik kazanan bir vakfın amacını gerçekleştirmek üzere yapacağı tüm işlem ve faaliyetlerin senette yazılı olduğu şekilde yerine getirilmesidir. Vakıf senedinde yapılması amaçlanan haklardan yararlanmak için “Sanater soyundan gelmek” ve “Sanater soyadını taşımak” şeklinde ikili bir önşart aranmaktadır. Buna göre davacının “Sanater” soyundan gelmesine rağmen “Sanater” soyadını taşımadığı böylece senette yazılı kurucu iradeye göre bir arada olması gereken tüm şartları birlikte taşımadığından, istemin reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.