Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/13209 E. 2011/610 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13209
KARAR NO : 2011/610
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca arsalarda değerlendirme gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın belediyelerce belirlenen asgari vergi değerleri arasındaki orandır. 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin (d) bendinde vergi değerleri kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Buna göre dava konusu taşınmazlar ile emsal alınacak taşınmazların değerlendirme tarihi itibariyle emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerleri ilgili Belediye Başkanlıklarından getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerekir. Mahkemece bu esaslara uygun olmayan şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş olması, 2-Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi kurulları raporunda dava konusu taşınmazın değeri 34.500 TL olarak belirlenmişken, mahkemece gerekçesi gösterilmeden 35.400 TL’ye hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.