YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10115
KARAR NO : 2012/11716
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin birinci fıkrası (f) bendine göre, arazilerin değerinin, kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden ve anılan maddede sayılan diğer unsurlar da gözetilmek suretiyle belirlenmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarında, üzerinde kapama kavaklık(bahçe) olarak değerlendirmeye yeter sayıda ağaç bulunan taşınmazların bu niteliğinin esas alınıp değerinin belirlenmesi gerekir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre kapama kavaklığa değer biçilirken; kavakların bir yılda hasat edilemeyeceği gözönünde tutularak, öncelikle kaç yılda kesim çağına geleceği resmi verilere dayanılmak suretiyle tespit edilmeli, kesim çağında elde edilecek brüt gelir yine resmi verilere göre belirlenerek bundan kavakların kesim çağına kadar geçecek süre içindeki masraflar (üretim giderleri) düşüldükten sonra kesim yılına bölünmek suretiyle dekar başına elde edilecek yıllık net gelir bulunmalı, bu net gelire de kapitalizasyon faizi uygulanarak (tarım arazisi formülü uyarınca) kapama kavaklığın kamulaştırma bedeli tespit edilmelidir.
Somut olayda, tapuda 5265,06 m² kavaklık olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde 700 adet kavak ağacı mevcut olup, bu ağaçların normal sıklıkta kaplayacağı alan kapama kavaklık (bahçe) olarak; kalan kısmın açık tarla ziraatine göre değerlendirilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda yukarıda açıklanan esaslara uyulmadığı, bunun dışında gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden kavak ürününün brüt gelir hesabına ait veriler getirtilerek raporun denetlenmediği görülmektedir.
Bu itibarla, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kavak ağaçlarının kaç yılda kesime geleceğinin ve kesim çağına gelmiş kavaklıktan dekar başına elde edilecek kereste miktarı ile bir m³ kavak kerestesinin değerlendirme tarihindeki satış fiyatının ve kesim yaşına kadar yapılacak üretim giderlerinin ilgili resmi kuruluşlardan (gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü ile gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden ve gerektiğinde diğer ilgili kuruluşlardan, örneğin; Kavakçılık Enstitüsünden) sorularak saptanması, bu veriler esas alınmak suretiyle taşınmazın kapama kavaklık olarak değerlendirilen kısmının kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile zemin değerinin saptanmasında hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi,
2- 02.11.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 662 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58. maddesinde yapılan düzenleme ile özel bütçeli idareler kapsamına alınan …’nün, karar tarihi itibariyle 492 sayılı Harçlar Yasasının 13. maddesinin (J) fıkrasından kaynaklanan yargı harçlarından muafiyeti ortadan kalkmış olduğu halde harç alınmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan yukarıda sözü edilen bozma nedenleri doğrultusunda ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.