Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4985 E. 2021/9171 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4985
KARAR NO : 2021/9171
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 24/07/2017 tarihinde davalı … şirketi nezdinde kasko poliçeli müvekkiline ait aracın, karıştığı kaza sonucunda pert olduğunu belirterek, belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş,ıslah dilekçesi ile talebini 150.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına; başvuranın talebinin kabulüne 150.000,00 TL maddi tazminatın 11/09/2017 tarihinden itibaren işleycek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kasko sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. Fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTk 1446/2.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına çıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Somut olaya bakıldığında; 24/07/2017 tarihinde saat 03.10’da trafik kazasının meydana geldiği, sürücünün firar ettiği kaza tespit tutanağında belirtilmiştir. Ceza dosyasındaki tutanakta, … isimli şahsa sorulduğunda kendisinin araçta yolcu olarak bulunduğunu, aracı … … … isimli arkadaşının kullandığını, şuan nerede olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. Sürücü olduğu iddia edilen … … …’ın 26/07/2017 tarihindeki ifadesinde, çevreden insanların başına toplandığı, olayın akıbeti neticesinde istem dışı kendisinin de panik olduğu ve eve doğru gittiği, evde duş alıp kendine gelmeye çalıştığı, sabahleyin …’in iyi olduğu, aracının da otoparka çekildiğini öğrendiği, babası ile arasının kötü olmasından dolayı psikolojisinin kaldıracak durumda olmadığı yönündeki beyanı ve sürücünün yaralanmadığı da göz önüne alındığında…’nın A.5.10. maddesi anlamında zorunlu hal değildir.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin gözönünde tutulması gerekir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktası ile sürücü olduğu iddia edilen dava dışı … … …’ın olay yerini terk etmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi hususundaki ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu gözetilmek suretiyle, davacı yanın ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği değerlendirilerek, zararın teminat kapsamında olmadığı kabul edilerek başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 25/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.