Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19628 E. 2021/9282 K. 29.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19628
KARAR NO : 2021/9282
KARAR TARİHİ : 29.11.2021

MAHKEMESİ : Kanun Yararına Temyiz Bürosu
(… 20. Asliye Hukuk Mahkemesi)

Taraflar arasındaki itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile itirazın iptaliyle takibin devamına dair verilen 26/11/2018 günlü karara yönelik olarak Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz talep edilmesi üzerine dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili …’nın 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca kurulan kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğunu, … üyesi olan davalının aidat borcunun tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca yaptığı itirazların ve zamanaşımı definin yerinde olmadığını belirterek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; icra dairesinin yetkili olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, 5174 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca adresleri tespit edilemeyen ve bu süre zarfında aidat ödemeyen üyelerin yönetim kurulu kararıyla listeden silineceğini, 1994 yılında istifa ederek … üyeliğinden ayrıldığını, borcu olmadığını düşünerek ödeme yapmadığını, ödeme emrinin alacağa ilişkin açıklama içermediğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacı Odaya 31/12/1993 tarihinde üye olan davalının 1994-31/12/2016 dönemine dair birikmiş aidat borcunu ödemediği, 5174 sayılı Kanun’un 77. maddesinin 3. fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesinin 2. fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalının zamanaşımı def’inin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Adalet Bakanlığı, kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 30. maddesi; ”Her türlü … aidatı ile diğer para cezalarını tebliğ gününden itibaren otuz gün içinde mensup oldukları odaya ödemeyenler hakkında İİK hükümlerine göre takibat yapılır” düzenlemesini, 6235 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 02/12/2002 tarihli ve 24954 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ana Yönetmeliği’nin 99. maddesinde; “Yıllık ödenti, üyelerden, Odasının vereceği karara göre
peşin olarak ya da eşit taksitlerle alınır. Geçmiş yıllara ait üye ödentisi, borcun ödendiği tarihteki üye ödentisi miktarı üzerinden alınır. Her türlü ödenti ile öteki para cezalarını, yazılı bildirim tarihinden itibaren 30 gün içinde bağlı oldukları Odaya ödemeyenler hakkında İİK hükümlerine göre kovuşturma yapılır.” düzenlemesini, yine 6235 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 02/08/2002 tarihli ve 24834 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin “Üyelerin görev ve sorumlulukları” başlıklı 10. maddesi; “Odaya kayıtlı her üyenin; a) 6235 sayılı … Kanunu, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ve diğer ilgili kanunlar ve Birlik ve … yönetmeliklerinin öngördüğü hükümlere uyması… h) … genel kurulunca belirlenen üyelik ödentilerini ödemesi gerekmektedir” düzenlemesini, 116. maddesi; “Yıllık üye ödentileri her takvim yılı içinde peşin veya … Yönetim Kurulunca saptanan eşit taksitlerle tahsil edilir”, 117. maddesi; “… üyelik ödentisini, ait olduğu yıl içinde ödemeyenlere yazılı bildirim yapılır. Bildirim tarihinden başlayarak otuz (30) gün içinde ödemeyenler hakkında İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Uyuşmazlık halinde ülke çapında … Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir. Tüm mahkeme ve avukatlık masrafları, davalı üyeye aittir.” düzenlemesini, 118. maddesi; “Yıl içinde ödenmemiş ya da önceki yıllara ait üye ödentileri, borcun ödendiği tarihteki ödenti miktarı üzerinden alınır….” düzenlemesini içermektedir.
6098 sayılı Kanun’un 147. maddesi; “Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.”, “Zamanaşımının başlangıcı 1. Genel olarak ” başlıklı 149. maddesi; “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” düzenlemesini, “Dönemsel edimlerde” başlıklı 150. maddesi; “Ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar. Alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur.” düzenlemesini, yine 818 sayılı mülga BK’nın 126. maddesi; Aşağıdaki alacak veya davalar hakkında beş senelik müruru zaman cari olur. 1. Alelumum kiralar ile resülmal faizleri ve muayyen zamanlarda tediyesi meşrut aidat hakkındaki davalar” düzenlemesini, aynı Kanun’un “Muayyen zamanlarda verilen ivazlarda” başlıklı 129. maddesi; “Kaydı hayat şartıyla irat ve muayyen zamanlarda tediye olunan sair şeylerin tesviyesini talep hususunda müruru zaman ilk tediye edilmemiş olarak kalan taksitin muacceliyet kesp ettiği günden başlar. Alacak hakkında müruru zaman vaki olunca mütedahil taksitler hakkında da müruru zaman vaki olmuş olur” düzenlemesini içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında; 6098 sayılı Kanun’un 147. maddesinde, dönemsel edimlerin (düzenli aralıklarla ödenmesi gereken borçların) beş yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. 818 sayılı mülga Kanun metnindeki “muayyen zamanlarda tediyesi meşrut aidat” deyimi, 6098 sayılı Kanun’da “diğer dönemsel edimler” şeklinde ifade edilmiş olup, aynı borç ilişkisi gereğince borçlunun düzenli devrelerde ifa etmeye yükümlü olduğu edimler olarak tanımlanmalıdır. Süresi açısından edim türleri arasında yer alan dönemsel edimde, borç zaman içinde düzenli veya düzensiz aralıklar ile tekrar tekrar ifa edilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; takipte talep edilen alacağın aidat alacağı olduğu ve bu alacağın yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca dönemsel edimler kapsamında olup, 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi zorunludur (HMK m. 297/1-c)
Şu durumda mahkemece; dönemsel bir edim olan 1994-2016 yılları arası üyelik aidatına ilişkin alacak yönünden 6098 sayılı Kanun’un 147. maddesinde ve 818 sayılı mülga Kanun’un 126. maddesinde 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş olmasına ve davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü zamanaşımı def’i yönünden bu maddelerin uygulanacağı gerekçede belirtilip kabul edilmesine karşın, davalının zamanaşımı def’inin neden yerinde bulunmadığı açıklanmadan ve sadece haksız ve yersiz bulunduğu gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır. Yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler gözetilerek hesaplama yapılıp, hangi dönemlere ilişkin aidat alacağının zamanaşımına uğradığı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde gerekçesiz ve kendi içinde de çelişki oluşturacak şekilde zamanaşımına uğrayan alacak miktarlarını da kapsar şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle; Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi uyarınca … 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/11/2018 günlü 2017/518 esas, 2018/590 karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın gereği yapılmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.