YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5861
KARAR NO : 2021/9263
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu sürekli bakıcı giderine ilişkin bakiye tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine dair verilen 29/04/2020 tarih ve 2020/İHK-9549 sayılı kararın davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; 24/05/2016 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün, davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı trafik kazası sonucu davacının sürekli olarak en az %82 oranında ve ömür boyu başkasının bakımına muhtaç hale gelecek şekilde malul kaldığını, davalının 03/01/2018 tarihinde 124.646,00 TL sürekli bakıcı giderine ilişkin tazminat ödediğini, ancak bu ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu, davalının tedavi teminatı kapsamında sürekli bakıcı giderinden sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvurudan olumlu netice alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, bakıcı giderine ilişkin geçersiz bir rapor ile başvuru yapılması nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, buna rağmen iyiniyetle tüm zararın karşılanarak sakatlık teminatının tamamen tüketildiğini, başvuranın tek taraflı talebi ile hazırlanıp sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek, talebin reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; özürlülük ölçütüne göre hazırlanmış sağlık raporu ile başvuru yapılmasının dava şartı olduğu, davacının malul kaldığı ve de bakıma muhtaç hale geldiğine dair tıbbi mütalaa ibraz edilmediği, hakemlerin sadece kendilerine sunulan belgeler üzerinden karar verebilecekleri, eksik hususlarda belge talep ve tedarik edilmesi yoluna gidilemediği gerekçesiyle, dava şartı yokluğu sebebiyle başvurunun usulden reddine kara verilmiş; anılan karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafça yürürlükte olan mevzuata ve yeni genel şartlara göre hazırlanmamış raporda bakıcıya ihtiyacı olduğu yönünde bir ibare bulunmadığı gerekçesiyle, davacının itirazının reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu kazadaki yaralanması nedeniyle bakıma muhtaç hale geldiğini belirterek, bakıcı gideri tazminatının tahsili isteminde bulunmuş; Hakem Heyeti tarafından, bakım ihtiyacının belirlenmesi konusunda araştırma yapılıp rapor alınmadan, davacının sunduğu raporun yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmediği ve bakım ihtiyacına ilişkin tespit bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmişse de, varılan sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” denilmek suretiyle, bedensel zarar halinde, zarar görenin talep edebileceği zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, bedensel zarar sonucu doğan bakım ihtiyacı ve bunun için yapılacak giderin de madde kapsamında olduğu açıktır. … Genel Şartlarında sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Uğranılan bedensel zarar nedeniyle doğan bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı giderinin doğru tespiti açısından ise, bakım ihtiyacının boyutunun belirlenmesi önem arz etmektedir. Bakıcı giderleri; mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleridir. Sürekli bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, tedavi giderleri teminatı kapsamındadır.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 08/08/2017 tarihli raporda, sol frontal travmatik sak ve yaşlılık teşhisiyle sürekli engel oranı %82 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde kaza tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller kullanılmadığı gibi, belirlemede hangi yönetmelik ile eki cetvellerin kullanıldığı rapora yazılmamış olup, davacının ömür boyu bakıma muhtaç olup olmadığı da değerlendirilmemiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK’nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115. maddesinin 2. fıkrası gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 6100 sayılı HMK’nıun 115. maddesinin 2. fıkrası gereği maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemizin yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 23. fıkrasında kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK’nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut rapor da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde maluliyet oranının ve davacının bakıma muhtaç olup olmadığının belirlenmesi için rapor alınıp hasıl olacak sonuca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum itiraz hakem heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren … Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.