Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3663 E. 2011/11723 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3663
KARAR NO : 2011/11723
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 6.12.2011 Salı günü davalı … vekili Avukat … geldi, davacı ve diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu Serkan aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı akrabası Hüseyin’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlunun vefatı üzerine mirasçılarına tebligat yapılarak davaya devam edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve davalı …’in tasarrufun alacakları ödememek maksadı ile yapıldığını bildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan … 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/439 esas ve 2009/780 karar sayılı dosyasından davalı borçlunun ölümü üzerine en yakın mirasçıları tarafından mirasın reddedildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
Somut olayda murisin mirasının en yakın mirasçıları tarafından reddedildiği açıktır. Mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi için yasal prosedürün uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi yoluna gidilip tasfiye sonuçlandırılmış ise mirası reddedilen borçlu için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci ile davaya devam edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 6.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.