Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6818 E. 2010/9579 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6818
KARAR NO : 2010/9579
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalılar tarafından çalındığını belirterek, sigortalısına ödediği 12.350.00 TL’nın, ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar …., ve … vekili, aracın müvekkilleri tarafından çalınmadığını, çalıntı olduğu bilinmeden davalı …’dan satın alındığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, olayla ilgisinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sanıklar hakkında cürüm mahsulü eşyayı satın almak ve saklamak suçundan açılan kamu davası sonunda, davalıların beraatlarına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut 01.07.2004 tarihli İşyeri Arama ve Oto Zaptetme Tutanağında, davacıya sigortalı aracın çalındıktan sonra davalılar …’in işyerinde hasarlı olarak bulunduğu sabittir. Davalı … Sert polisteki ifadesinde, aracı Manisa İli’nden tanıdığı ve oto alım satımıyla uğraşan …tan hurda olarak satın aldığını, çalıntı olduğunu bilmediğini bildirmiştir. Davalı … polisteki ifadesinde, patronu …’in talimatı üzerine Manisa Sanayi Sitesi yanında tam bilmediği bir yol üzerinde … ile buluştuğunu, dava konusu aracı hasarlı halde kurtarıcıya yükleyip Akhisar’a getirerek patronuna teslim ettiğini beyan etmiştir. Davalı … polisteki ifadesinde, ağabeyi …’in yanında çalıştığını, …ı tanımadığını, bir defa dükkanda gördüğünü, çalıntı otoyla ilgisinin bulunmadığın bildirmiştir. Davalı … ceza mahkemesindeki savunmasında, üzerine atılı hırsızlık suçunu işlemediğini, olayla ilgisinin olmadığını bildirmiştir.
BK.’nun 53. madde hükmüne göre, hukuk hâkimi, ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararlarıyla da bağlı değildir. Sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.
Somut olayda, davalılar hakkında ceza mahkemesinde açılan kamu davasında, delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Kesinleşen bu hüküm hukuk hâkimini bağlamaz. Aracın noter satış belgesi, vekaletname, pert total uygulamasına ilişkin belgelerin bulunmaması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, araç alım satımıyla uğraşan davalıların, meslekleri gereğince sigortalı aracın çalıntı olduğunu bilmeden satın aldıklarından ve sakladıklarından bahsedilemez.
Bu durumda mahkemece, tüm davalıların hasardan sorumlu bulundukları ilke olarak kabul edilip, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.