YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7851
KARAR NO : 2012/9907
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz üzerinde muz ekili olmadığı halde taşınmazın muz ekimine elverişli hale getirilebileceği varsayımı ile muz ürününe göre değer belirleyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış olduğu halde, bilirkişi kurulu raporunda Anıtlı Köyü Sulama Kooperatifi ve Karadılan Çayından sulanabilme imkanına sahip olduğu biçiminde bir gerekçe gösterilerek taşınmaz sulu tarla kabul edilmiş, buna göre değer biçilmiştir. Sulama kaynağının ne olduğu açıkça gösterilmeden (taşınmazın üzerindeki bir su kaynağından veya yakınındaki bir dereden sulanıp sulanmadığı), kaynaktan alınan suyun taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yeraltı suyundan hangi sistemle yararlanıldığı hususları ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen ikinci bilirkişi kurulu ek raporuna dayalı hüküm kurulması,
3-Kabule göre Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim şartları, topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranının %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır. Buna göre dava konusu taşınmazı sulu tarım arazisi kabul ederek %4,6 kapitalizasyon faizi üzerinden değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
4-Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 1284,09 m² lik kısmının bedelinin tespiti ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi istendiğine göre, bu kısmın kamulaştırma bedelinin tespitine ve idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken istem dışına çıkılarak 1335,58 m² üzerinden kamulaştırma bedeline ve idare adına tescile hükmedilmiş olması,
5-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan hacizlerin ve ipoteklerin tespit edilen bedel üzerine yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.