Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2267 E. 2021/10322 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2267
KARAR NO : 2021/10322
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 16/05/2011 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin adı geçen kazada yolcu olduğundan hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan… plakalı motorun kaza tarihinde davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından düzenlenen poliçede 04/02/2011 tarihinden sonra meydana gelen kazanın teminat limiti dahilinde olmadığını, dava konusu kazanın ise 16/05/2011 tarihinde meydana geldiğini, müvekkili sigorta şirketinin bir sorumluluğunun olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu edilen…plakalı aracın poliçede gözüken işleteni…’nin 25/01/2014 tarihinde … 5. Noterliğinin 1762 yevmiye numarasıyla aracı sattığı ve kazanın araç satış gördükten yaklaşık 3,5 ay sonra yani 16/05/2014 tarihinde vuku bulduğu, kaldı ki satış nedeniyle ihbarın yapılmasından itibaren davalı sigorta şirketince alınan primin iade edildiği anlaşıldığından davacının davasının reddine dair karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/3527 esas-2017/9272 karar sayılı ilamı ile “…Somut olayda davalı … Sigorta A.Ş., davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davalı sigorta şirketi ile dava dışı…arasında dosyada mevcut trafik poliçesine göre 10/12/2010-2011 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi düzenlenmiş olup davaya konu kaza 16/05/2011 tarihinde poliçe vadesi içinde meydana gelmiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu aracın 25/01/2011 tarihinde satıldığını, satış tarihinden 10 gün sonrasına denk gelen 04/02/2011 tarihi itibariyle poliçenin satıştan dolayı iptal edildiğini, işletenin kaza tarihinden önce değişmiş olduğunu ve bu nedenle … Genel Şartlar C.4. maddesi gereğince poliçenin münfesih olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş ise de, KTK 94. maddesi gereğince sigorta poliçesinin feshine ilişkin her hangi bir delil ortaya konulmamış olduğu gibi, kazadan sonra 23/05/2011 tarihinde poliçe iptal zeyilnamesi düzenlenmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalarda da değinildiği üzere KTK
95/II. maddesi gereğince feshe ilişkin bu savunma sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişki olup davacı olan 3. kişiye karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece kaza tarihi itibarı ile geçerli bir trafik sigortası poliçesinin bulunduğunun ve davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 175.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 2.592,75 TL geçici iş göremezlik ve 557,55 TL bakıcı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan(poliçe limiti dahilinde) tahsili ile davacıya ödenmesine, hatır indirimi talebi süresinde olmadığından reddine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 9.127,63 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.