Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5664 E. 2010/9778 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5664
KARAR NO : 2010/9778
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.207 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini davalı aracının sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek 2.207 TL.nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ödeme gücü bulunmadığını sürücü olan oğlunun kazada öldüğünü kusuru kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.016,50 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayalı olarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların olaydaki kusur durumları ve kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelinin tesbiti hususunda alınan Makina Mühendisi… tarafından düzenlenen 18.5.2009 tarihli 1.bilirkişi raporunda davalı aracının sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal etmekten 5/8 oranında, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün aracını zorunlu bir neden olmadıkça diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretle belirtilen hız sınırının çok altında sürmek güvenlik nedeni veya verilen herhangi bir talimata uyulması dışında başkalarını rahatsız edecek veya tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamak kuralını ihlalden 3/8 oranında kusurlu olduğu ve araçta toplam 1.766,99 TL tutarında hasar meydana geldiği belirtilmiş, davacı vekili 22.6.2009 tarihli oturumda rapora bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece kaza tutanağındaki kusur oranı ile 1.bilirkişi raporu arasında çelişki olduğundan bahisle bilirkişi kurulundan 14.12.2009 tarihli rapor aldırılmış, bu raporda davalı sürücünün arkadan çarpmaktan %100 oranında tamamen kusurlu olduğu kaskolu araçta 2.016,50 TL tutarında hasar oluştuğu belirtilmiş mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın 2.016,50 TL tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa davacı vekilinin 1. rapora karşı 22.6.2009 tarihli oturumdaki “rapora bir diyeceğimiz yoktur” şeklindeki beyanı kendisi yönünden bağlayıcı olup bu raporda tesbit edilen kusur oranları ve hasar miktarı, davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece 18.5.2009 tarihli raporda davalı tarafa izafe edilen kusur oranına göre hasar miktarının tesbiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.