YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7792
KARAR NO : 2012/9331
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalının bağımsız bölümünde ve anataşınmazın ortak alanlarında onaylı mimari projeye aykırı yapılan imalatların eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların kendi taşınmazında da bulunduğu bu nedenle davacının açtığı davanın iyi niyetten yoksun olduğu dikkate alındığında bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin ve özellikle Ula Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/24 esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davalının ön cephe balkonuna projeye aykırı olarak pencere açtığı anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesinin fıkrasında kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşde dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacakları öngörülmüştür. Buna göre mahkemece tüm deliller toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu istemin reddine karar verilmesi,
2-Dava dilekçesinde anataşınmazın ilk inşası sırasında anataşınmazın dış görünümünün tamamen değiştirildiği, cephe genişliği ve yüksekliğinin ölçülere uygun olmadığı, giriş kapısının yerinin değiştirildiği gibi anataşınmazın ortak yerlerinde de onaylı mimari projeye aykırı hususların eski hale getirilmesi istenildiğine göre bu istemlerin davacı da dahil anataşınmazdaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin hukukunu ilgilendirdiğinden mahkemece anataşınmazın tüm kat malikleri yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.