Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/3755 E. 2012/5691 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3755
KARAR NO : 2012/5691
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı dava dilekçesinde, babaannesi Meryem’in nüfus kütüğünde 1927 olan ölüm yılının 1963 olarak düzeltilmesini ve yazılı olmayan soyadının da “…” olarak eklenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ölüm yılı 1963 olarak düzeltilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, murisi babaannesi Meryem’in 1963 yılında vefat etmesine karşın nüfus kaydında ölüm tarihinin 05.05.1927 olarak yazıldığını, ayrıca soyadının hiç yazılmadığını belirterek, babaannesinin 1927 olan ölüm tarihinin 1963 olarak düzeltilmesini ve soyadının da “…” olarak yazılmasını istemiştir. Mahkemece 05.05.1927 olan ölüm tarihinin 1963 olduğunun tespitine ve nüfus kaydının bu şekilde düzeltilerek tesciline, Meryem’in 05.05.1927 de Soyadı Yasasından önce ölmesi nedeni ile soyadı eklenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile soyadına yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece davacının babaannesi Meryem’in 1963 tarihinde öldüğünün tesbitine karar verilmiştir. Soyadı Kanunu 02.07.1934 tarihinde kabul edilerek 02.07.1934 tarih 2741 sayılı resmi gazetede yayımlanmış ve Kanunun 14. maddesine göre de, yayın tarihinden altı ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Buna göre, 1963 yılında öldüğü kabul edilen kişinin ölümünden çok önce Soyadı Kanununun varlığı dikkate alınarak gerekli kanıtlar toplanıp, soyadının tespitine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile ölü babaannesinin soyadının … olarak tesciline dair talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.