Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/3832 E. 2012/5698 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3832
KARAR NO : 2012/5698
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

Davacı …’e velayeten …, … ile davalı … arasındaki davada Göksun Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 19.11.2009 günlü ve 2009/234-298 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2012 gün ve 2012/67274 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar … ve … tarafından, davalı Göksün Nüfus Müdürlüğü aleyhine açılan davada, davacıların kızı küçük …’in 01.04.1994 olan doğum tarihinin 01.04.1989 olarak düzeltilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulü ile doğum tarihinin günü ve ayı baki kalmak kaydıyla 1993 olarak düzeltilmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/139 esasasına kayden açılan kamu davasında mağdure …’e yönelik işlenen çocuğun basit cinsel istismarı ve nitelikli cinsel istismarı suçlarından yapılan yargılama sonucunda mahkemece, 21.04.2011 tarih ve 2011/53 sayı ile mağdurenin yaşının 01.04.1991 olarak düzeltilmesine ve sanıklar hakkındaki davaların düşmesine karar verildiği, kararın 23.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 218/2. maddesinde, “Kovuşturma evresinde mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükme göre, ceza mahkemesinde dava açıldıktan sonra hukuk mahkemesince yaş tashihine ilişkin karar verilmemesi gerekmektedir.
Bahsi geçen nüfus davasına ilişkin yargılama sırasında, ilgili ceza soruşturmasına ilişkin bilgi ve belgeler dava dosyasına yansıdığı halde, mahkemece görev hususu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.