YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11019
KARAR NO : 2018/13486
KARAR TARİHİ : 31.05.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili; 18.05.2015 tarihinde yapılan hacizde üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğunu beyan eden, …’in borçlu ile danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunduğunu, mahcuzlara ilişkin olarak sunulan faturaların ayırt edici özelliklere sahip olmadığını belirterek istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili aşamalardaki beyanlarında, mahcuzlara ilişkin borçlu ile yapılan sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini belirterek konusu kalmayan dava hakkında ret kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine ve üçüncü kişi aleyhine 33.706,85 TL tazminata karar verilmiştir.
Hüküm üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, 18.5.2015 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi … A.Ş adına istihkak iddiasında bulunan …’in şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı dosya kapsamına yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ayrıca, haciz tarihinden itibaren üçüncü kişi tarafından yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı nazara alınarak hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.