Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/19148 E. 2013/17775 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19148
KARAR NO : 2013/17775
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, projeye aykırılıkların giderilerek eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın davalılardan … yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan …, … ve … vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, anataşınmazdaki her bir villanın sınırlarının belli olduğunu, davacı ve diğer bağımsız bölüm maliklerinin kendi bağımsız bölümlerini duvarla çevirdiklerini ve kendi alanlarına ağaçlar, çiçekler diktiklerini, davalıların mülkiyet ve zilyetliğinde bulunan komşu bağımsız bölümlerin davacı taşınmazına müdahale ederek duvarlarını yıktıklarını, ağaçlarını kestiklerini, bahçeyi işgal ettiklerini, genel kullanıma ayrılmış yolları kapatarak kendi kullanım alanlarına kattıklarını projeye aykırı yapılaşmaya gidilerek kullanım alanlarını genişlettiklerini ileri sürerek sataşmanın giderilmesini, ortak alanlara vaki müdahalenin meni, projeye aykırılıkların yıkılarak eski hale getirilmesini istemiştir. Mahkemece, … hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine diğer davalılara yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde dava konusu sitede birden fazla parselin birlikte yönetildiği, ancak bu parsellerde Kat Mülkiyeti Yasasının 69. ve devamı maddelerine göre toplu yapı yönetimine geçilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Siteyi oluşturan parsellerin her birinde kat mülkiyeti kurulmuş olup, davacının el atmanın önlenmesini istediği 1649 parselde malik olup 1650 parselde, davalı …’ın, 1638 parselde davalılar … ve …’in malik oldukları, davalı …’in dava açıldıktan sonra payını dahili davalı …’a sattığı, bu malikler yönünden komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi davası söz konusu olup Kat Mülkiyeti Yasası
hükümlerinden kaynaklanmadığı, genel hükümlere tabii olduğu anlaşıldığına göre davalılar …, …, … ve … hakkındaki davanın tefriki ile genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılarak işin esası hakkında hüküm kurulması,
2-Davacı ile aynı parselde bağımsız bölüm maliki olan ve yaptığı projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine karar verilen …’e bunun için Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi gereğince uygun bir süre verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
3-Bundan ayrı davalı … yönünden ise;
Sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bozma nedenidir.
Mahkemece taraflara tefhim edilen kısa kararda davanın kabulüne, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise davalı … yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Saptanan bu çelişki karşısında, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarıncada mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.