Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/14022 E. 2011/3255 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14022
KARAR NO : 2011/3255
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı dava dilekçesinde kızının adının … olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm küçüğün babası … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, adının değiştirilmesi istenen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece diğer eşin katılımı veya icazeti aranmadan Burdur Aile Mahkemesinin 2010/86-85 D.İş. sayılı velayetin tedbiren anne …’ye verilmesi kararı yeterli bulunarak davaya bakılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 336. maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342. maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayrım yapılmadan getirilmiştir.
… nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin davaya icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Mahkemece adı düzeltilmek istenen …’un babası …’ın davaya katılımının ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesinin sağlanması, bunların sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birinin istemi ve evrak üzerinde verildiği anlaşılan velayetin tedbiren anneye verilmesine ilişkin Burdur Aile Mahkemesinin 15.09.2010 tarih ve 2010/86-85 D. İş sayılı kesinleşmemiş kararı yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.