Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16291 E. 2021/10412 K. 15.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16291
KARAR NO : 2021/10412
KARAR TARİHİ : 15.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21/02/2017 gün, 2015/274 E.- 2017/1748 K. sayılı ilamında “.. takip konusu borç 01/11/2007 tarihli Bankacılık Hizmetleri Kredi Kartı Sözleşmesinden doğduğundan borcun iptali istenen 09/01/2009 tarihli tasarruftan önce 01/11/2007 tarihinde doğduğu kabul edilerek diğer dava koşulları yönünden dosyanın incelenmesi, varlığı halinde dava konusu tasarrufun İİK’nun 278, 279, 280. maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK’nun 278, 279. ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Mahkemece; davalı üçüncü kişi … ve tanıkları, dava konusu taşınmazın davalının altınlarını bozdurarak elde etmiş olduğu 30.000,00 TL ile birlikte davalının babasının vermiş olduğu 5.000,00 TL’nin üzerine eşi ile yapmış oldukları birikimi birleştirerek 49.500,00 TL’ye satın almış olduğunu beyan etmişlerdir. Davalı tarafça dayanılmış olan hesap dökümlerinin incelenmesinden satış tarihi olan 09/01/2009 tarihinden 2 gün öncesi olan 07/01/2009 tarihinde davalının eşi olan Musa İnce’nin hesabından 17.595,00 TL çekmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu kayıtların incelenmesi neticesinde davacı tanıklarının beyanlarının tutarlı olduğu kanaatine varılarak ve davalı 3. kişinin de davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun da ispat edilememesine göre, davanın reddine karar verilmişse de dosya kapsamına göre varılan sonuç doğru görülmemiştir.
Mahkemece sadece davalı 3. kişi …’nin tanık beyanları dikkate alınmıştır. Davalı 3. kişi ne kadar altını olduğunu ve nerede, nasıl bozdurduğunu ispat edemediği gibi, davalı 3. kişinin eşinin hesabından çekilen 17.595,00 TL’nin davalı borçluya ödendiğine dair de dosya içerisinde dekont, makbuz ya da başkaca bir delil sunulmadığı gözardı edilerek davalı 3. kişi ve tanıklarının belgeye dayalı olmayan sadece “altın bozdurdu” beyanının dikkate alınması suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.