YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7431
KARAR NO : 2011/8720
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kapıcı dairesindeki pis su giderinin ve ıslak zeminlerin projeye uygun hale getirilmesi, karşı dava ile ortak yerlerdeki projeye aykırılıkların giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm bir kısım davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, maliki olduğu 1 nolu bağımsız bölümün üstünde yer alan kapıcı dairesinin su tesisatının projeye aykırı olarak yapıldığını, pis su giderinin de aynı biçimde kendi dairesinden geçirildiğini, üst kattan sızan sular nedeniyle evinin zarar gördüğünü belirterek kapıcı dairesinden çıkan atık su borusunun kendi dairesi içinden geçen bölümünü iptal ederek, yeniden yapılmasına karar verilmesini, karşı davada ise, davacı-karşı davalının ortak yer nitelikli bahçeye çıkma yapmak suretiyle müdahale edip bağımsız bölümüne dahil ettiğini, etrafını da demir parmaklıkla çevirdiğini ve üst katlara çıkışı kolaylaştırdığını ileri sürerek Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı bu ihlallerin giderilmesini istemiş; mahkemece karşılık davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, asıl davada ise ikinci bodrum katta bulunan kapıcı dairesindeki banyo, mutfak ve tuvaletin iptal edilerek kalorifer dairesindeki boş alana taşınmasına, kalorifer dairesine yapılacak olan banyo, mutfak ve tuvaletin atık su ve diğer kanalların R 8 nolu rögara bağlanmasına karar verilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle birinci ve ikinci bilirkişi rapor ve ikinci kurulun birinci ek raporlarında; davacıya ait 1 nolu dairenin kısmen zemin, kısmen eğim nedeniyle üçüncü bodrum katta yer aldığı, üst kattaki kapıcı dairesinin banyo, mutfak ve tuvaletinin ve atık su giderinin onaylı mimari projeye uygun olarak yapıldığı, davacı dairesinden geçirilen pis su gideri borusu içinden su geçerken çıkan sesin rahatsız edici nitelikte olduğu, rahatsızlığın giderilebilmesi için borunun
stropor veya benzeri bir malzeme ile izole edilerek alçıpan bir muhafaza içine alınması gerektiği açıklanmış, ikinci kurulun ikinci ek raporunda ise kapıcı dairesinin atık su gider yerlerinin sorunsuz değiştirilmesinin mümkün olmadığı, ancak ıslak mahal olan banyo-wc ve mutfağın bu daire dışına çıkarılması halinde kesin sonuca ulaşılacağı belirtilmiş, mahkemece bu son ek rapor hükme esas alınmıştır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesine göre kat malikleri anagayrimenkulün mimari durumunu korumaya mecbur olup, bütün kat maliklerinin en az beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde onaylı projeye aykırı olarak inşaat, onarım ve tesis yapılması yasaktır. En az beşte dördün (4/5) muvafakatı ile yapılacak onarım, tesis ve değişikliklerin de imar mevzuatına aykırı olmaması, diğer bağımsız bölümlere rahatsızlık vermemesi, mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil etmemesi gerekir. Yasanın bu açık hükmü karşısında projede bulunmayan banyo, wc ve mutfağın kalorifer dairesine taşınmasına, atık su giderinin 8 nolu logara bağlanmasına yasaya aykırı olarak karar verildiği saptanmıştır.
Dava konusu kapıcı dairesinin banyo, mutfak ve tuvaleti ile atık su giderinin projesine uygun olduğu ancak bu giderden pis suyun tahliyesi sırasında çıkan sesin rahatsız edici olduğu bunun giderilmesi için de borunun strapor veya benzeri bir malzeme ile izole edilip alçıpan muhafaza içine alınması gerektiği de belirtildiğine göre mahkemece en az giderle yapılması mümkün olan, projeye aykırılık içermeyen yeni bir tesis niteliğinde olmayan bu onarıma hükmedilmesi, bunun için gerekli giderin bilirkişiye hesaplattırılması ve davacı da dahil tüm kat maliklerinden avans olarak toplanmak suretiyle yönetici tarafından yaptırılması, bunun için uygun bir süre verilmesi yönetici tarafından yerine getirilmezse davacıya yetki verilmesi, yapım masrafının fazla olması halinde kalan kısmının da yönetim planında aksine hüküm yoksa yine tüm kat maliklerinden arsa payları oranında alınmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.