Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/9680 E. 2010/1235 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9680
KARAR NO : 2010/1235
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden …vekili Avukat Avukat …ve Hazine vekili Avukat …geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 parsel sayılı 889.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …evlatları…,… ve … adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın yayla vasfında olduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 864.600 metrekare yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan ve (A) harfiyle gösterilen 25.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise …ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ile davalılardan …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmamasına, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının gayrısabit hudutlu olup, çekişmeli taşınmazın çevresinin mera olması karşısında kayıt miktar fazlasının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iktisabının mümkün bulunmamasına göre davalılardan …vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümünün mera niteliği ile sınırlandırılmasına ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu taşınmaz bölümünün davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanları, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının sınırlarını açıklamaktan uzak ve soyut içerikli olduğu gibi; tapu kaydında sözü edilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından da harita üzerinde gösterilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Daire Başkanlığı’ndan ve mahalli Tapu Sicil Müdürlüğü’nden getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan köyler halkından seçilmiş yaşlı ve ehil üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, uzman fen bilirkişisi ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişilerden tapu kayıtlarında geçen köy, mevki ve sınırlar hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırlar için davalı tarafa tanıkla kanıtlama imkanı sağlanmalı, fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri noktaları harita üzerinde işaretlemesi, tapu kaydının kapsamını göstermesi ve keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte rapor ve harita tanzim etmesi istenilmeli, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde kaydın kapsamının yüzölçümü ile geçerli olduğu dikkate alınarak kayıt miktarınca yerin davalı taraf adına tesciline, kayıt miktar fazlasının ise mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmeli, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığının kanıtlanamaması halinde ziraaatçi bilirkişi raporları ve çekişmeli taşınmazın konumu dikkate alınarak meradan açıldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu ve meraların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yetersiz araştırmayla karar verilemez. Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli taşınmazın davalı taraf adına tescile karar verilen (A) bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 750.00 TL. vekalet ücretinin temyiz eden davalı taraftan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı Hazineye verilmesine 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.