Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/66 E. 2010/1237 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/66
KARAR NO : 2010/1237
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat Sema Selçuk geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 272 ada 3 parsel sayılı 6.381,31 m2, 6 parsel sayılı 4.835,27 m2, 7 parsel sayılı 4.125,19 m2, 8 parsel sayılı 6.834,15 m2, 9 parsel sayılı 13.106,77 m2, 10 parsel sayılı 11.452,91 m2, 12 parsel sayılı 10.444,82 m2, 14 parsel sayılı 5.807,46 m2 ve 15 parsel sayılı 1.054,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mahkeme kararı nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi Hazine adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2003 tarih 1998/128 Esas, 2003/283 Karar sayılı ilamının taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yetersiz, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin anılan dava dosyası incelendiğinde …mirasçıları tarafından Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan men’i müdahale ve tescil davası sonunda davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yine dosyanın incelenmesinden 06.10.2003 tarihli ve fen bilirkişiler … Niyaz ile Mahmut Avşar tarafından düzenlenen haritada davacılar tarafından hak iddia edilen taşınmazların sınırlarının yeşil renkle işaretlendiği görülmektedir. Asliye Hukuk Mahkemesi davasının kapsamı, bilirkişi raporunda sınırları yeşil renkle gösterilen alan olup verilen ret kararı da bu taşınmaz bölümü ile ilgilidir. Çekişmeli 272 ada 3, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların, sözü edilen yeşil alan içinde kalıp kalmadıkları belirlenmediği gibi, iddia sahiplerinin sıfatına göre önceki tarihli Asliye Hukuk Mahkemesi ilamının kendileri açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususunun tek tek değerlendirilmesi gerektiği de düşünülmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Doğru sonucu ulaşabilmek için öncelikle mahallinde yaşlı, yöreyi iyi bilen, ehil kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve uzman fen bilirkişisi katılımıyla keşif yapılarak Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında mevcut 06.10.2003 tarihli fen bilirkişi haritası zemine uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların, sınırları yeşil renkle gösterilen alan içinde kalıp kalmadığı saptanmalı, bu alan içinde kalan taşınmazlar yönünden hak iddia edenlerin sıfatları dikkate alınarak Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kendileri açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği tartışılmalı, bu değerlendirmeler sonucunda kesin hükmün kapsamında kalmadığı anlaşılan taşınmazlar ya da kesin hükmün tarafı olmayan kişiler yönünden işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda araştırma yapılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme, araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 23.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.