YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4839
KARAR NO : 2011/8941
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde davalıya ait bağımsız bölümlerin birleştirildiği ve ortak yerlerden olan koridorun da bağımsız bölüme dahil edildiği ileri sürülüp, davacıya ait bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve işgal tazminatı istenilmiş, mahkemece davacıya ait bağımsız bölüme el atılması ve işgal tazminatıyla ilgili istemlerin reddine, davalıya ait bağımsız bölümleri ayıran ara bölme duvarının mimari projeye uygun eski haline getirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşgal tazminatıyla ilgili istemin reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Davacıya ait olan 13 nolu bağımsız bölüme el atılması ve bu kapsamda ortak yerlere el atılıp davalıya ait bağımsız bölüme katılmasıyla ilgili istemlerin kabulü gerekirken reddedilmiş olması doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu yanılgılar bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi “Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.” hükmünü içermekte olup, her ikisi de davalıya ait olan 22 ve 23 numaralı bağımsız bölümlerin ara bölme duvarları kaldırılarak birleştirilmeleri işleminin ana yapıya zarar vermediği de (yapının statik dengesinin olumsuz yönde etkilenmediği) bilirkişi tarafından saptanmış olduğundan, bu hususa ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ile eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.