YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19018
KARAR NO : 2013/17949
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1) Dosyada mevcut 26.03.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/908 esas ve 1986/876 karar sayılı ilamı ile 4520 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 149087 m²’lik kısmı hakkında kamulaştırma gereği 2942 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince idare adına tescil kararı verildiği, dava konusu taşınmazlardan 6267 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bu karar kapsamında idare adına tescil edilen yer içinde kaldığı belirtilmiştir.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 22. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Geçici 7. maddesi “Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun 16 ve 17. maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16 ve 17. maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır. Bu kamulaştırma işlemleri sebebiyle hiç bir hak ve alacak talebinde bulunulamaz; kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz; açılmış ve devam eden davalar bu madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.” hükmünü içermekte olup, yürürlüğe giren bu yasa maddesi uyarınca, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/908 esas ve 1986/876 karar sayılı ilamının dosyaya getirtilip dava konusu 6267 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bu ilam kapsamında idare adına tesciline karar verilen yer içinde kalıp kalmadığının kesin olarak tespiti ile 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 22. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Geçici 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dava konusu 12562 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, söz konusu parsele el atma tarihinin 1997 yılı olarak bildirildiği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinin ilk fıkrası hükmüne göre 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlarda dava tarihi itibariyle taşınmazın niteliği tespit edilerek değerlendirme yapılması gerektiğinden dava tarihi olan 25.03.2008 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın imar planı içinde olup olmadığının, imar planı içinde ise imara alınış tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumunun, etrafının meskûn bulunup bulunmadığının, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine uzaklığı, belediye sınırları içinde bulunup bulunmadığının, beldenin gelişme yönünde olup olmadığının ilgili belediye başkanlığından sorulup ve taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kaydı getirtilip, gerektiğinde tanık beyanlarına başvurulup tarafların tüm delilleri incelenerek dava konusu taşınmazın vasfı belirlendikten sonra buna göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeyle taşınmaz arsa kabul edilerek hüküm kurulması,
3)Dava konusu 12562 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilköğretim okulu yapılmak suretiyle el atıldığı sabit olduğuna göre dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı … adına tescili ile yetinilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan yazılı şekilde davalı idare yanında dava dışı Muratpaşa Belediye Başkanlığı adına da tescil kararı verilmesi,
4)11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” ve “…. bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve karar ve ilam harcının maktu olarak alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.