Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/7394 E. 2012/8456 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7394
KARAR NO : 2012/8456
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, aidat alacağından dolayı yürütülen icra takibine itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının aidat borcundan dolayı başlatılan icra takibinin faize itirazı nedeniyle takibin faiz miktarı yönünden durduğunu, asıl alacağa itiraz etmeyen borçlunun faize itiraz etme hakkının bulunmadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesine göre gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık % 10 (14.11.2007 gün ve 5711 sayılı Yasa uyarınca bu tarihten sonra % 5) hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelemesinde, davacı … yönetim kurulu tarafından alınmış ve işletme projesi niteliği taşıyan 10.03.2008 tarihli karar ile ödenmeyen aidat alacakları ile ilgili olarak 14.11.2007 tarihinden önce aylık % 10 ve 14.11.2007 tarihinden sonra aylık % 5 gecikme tazminatı uygulanmasına karar verildiği, bu kararın davalıya 18.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının bu şekilde haberdar edildiği, 05.05.2011 tarihinde davalı aleyhine başlatılan icra takibinde asıl alacağa 01.12.2009 tarihinden itibaren gecikme tazminatı uygulandığı, davalının aylık % 5 (yıllık % 60) üzerinden hesaplanan gecikme tazminatı borcu yönünden icra takibine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.