Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7567 E. 2011/11689 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7567
KARAR NO : 2011/11689
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine … 5.İcra Müdürlüğünün 2010/3256 sayılı dosyasından yapılan takipte, müvekkilinin haciz tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile satın almış olduğu 34 GJ 966 plakalı araç üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu aracın hacizden önce noter satış sözleşmesi ile davacı 3.kişiye satıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderlerine yönelik olarak davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahcuz araç üzerine haciz konulmasından sonra, davacı 3.kişi tarafından doğrudan istihkak davası açılarak duruşma davetiyesi davalı alacaklı tarafa tebliğ edilmiş, buna karşın davalı mahcuz araç üzerindeki haczin kaldırılması için herhangi bir girişimde bulunmamış ve davalı vekili davanın reddini istemiştir. Bu durumda, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü ile yargılama
giderlerinden sorumlu tutulması ve davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı 3.kişi yararına, takip konusu toplam alacak tutarından daha az olan mahcuzun değeri üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, dava kabul edilip haczin kaldırılmasına karar verilmiş olmasına karşın, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasının davanın kısmen kabulü şeklinde nitelendirilmesi de doğru değildir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “kısmen” ibaresinin bu bentten çıkarılmasına, hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “ davalı alacaklı banka harçtan muaf olduğundan, bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına” tümcesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin de tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Toplam 185,40 TL.yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına, (3) nolu bentten sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına “AAÜT.uyarınca ve mahcuzun değeri üzerinden nispi olarak hesaplanan 1.308,00 TL.vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün davacı taraf yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.