YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/991
KARAR NO : 2011/894
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 105 parsel sayılı 25145.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa ile yapılan Toprak Tevzi Komisyonu çalışması ile Hazineye bırakılmış yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 134 ada 105 sayılı parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın, davacının satıcısı … adına kayıtlı bulunan 1963 tarih ve 516/2 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, kaydın hudutlarının mera olmadığı, Toprak Tevzi Komisyonunca 231 nolu tevzi parseli olarak …. adına belirtildiği, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parsele 1972 yılında yapılan Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında Mahmut oğlu … adına kayıtlı 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı ve 24000 metrekare yüzölçümündeki vergi kaydı uygulanmış ve taşınmaz komisyonun 231 sayılı parseli olarak, 1937 tarihli sabit hudutlu vergi kaydının kapsamında kaldığı ilgililerin 1937 yılından beri zilyet olduğu belirtilmek suretiyle 23000 metrekare olarak … oğlu … adına belirtilmiştir. Aynı kayıt, komisyonunun 226 ve 234 sayılı parsellerine de uygulanmıştır. Komisyonun 234 sayılı parseli sonradan 924 ve 925 sayılı parsele ifraz edilerek kayıt miktarı 24000 metrekare olarak 924 sayılı parsel numarası ile kayıt malikine, fazlası 925 sayılı parsel altında Hazine adına belirtilmiştir. Kadastro sırasında komisyonun 226 sayılı parseli 134 ada 106 parsel, komisyonun 234 sayılı parseli ise 134 ada 101 ve 123 sayılı parseller olarak tespit edilmiştir. 134 ada 123 sayılı parsel Hazine adına kesinleşmiştir. 134 ada 101 sayılı parselin ise kadastro tespit tutanağı getirtilmemiştir. Aynı kaydın uygulandığı komşu 106 sayılı parselin de aynı nedenle davalı olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar 1937 yılından sonra oluşturulan 1963 tarih ve 516/2 tahrir numaralı 80’ar yüzölçümlü vergi kaydı zemine uygulanmış ise de, belirtmelik tutanağında sözü edilen 1937 yılına ait 516 tahrir numaralı vergi kaydı getirtilmemiş ve zemine uygulanmamıştır. Belirtmeliğe göre aynı vergi kaydının uygulandığı tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve bu parsellerin etrafını çevreleyen komşu parsellerin tümünün kadastro tutanakları ve dayanakları getirtilmemiştir. 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı 24000 metrekare yüzölçümündeki vergi kaydının doğu hududu “tepe” okumaktadır. Taşınmazın doğu hududunda Toprak Tevzi Komisyonunca 221 parsel altında taşlık olarak bırakılan taşınmaz, kadastro tespiti sırasında 134 ada 2 parsel sayısı ile mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Bu durumda, taşınmazın sınırında mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaz bulunduğu halde usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, doğudan komşu 134 ada 2 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı araştırılmamış, kayıt kapsamının sağlıklı olarak belirlenebilmesi yönünden aynı kaydın kapsamında kalan parseller ile ilgili davaların birleştirilmesi hususu düşülmemiştir. Ayrıca belirtmelik tutanağında davacının satıcısı ve aynı zamanda babası … oğlu … adına komisyonun 234 sayılı parseli olarak belirtilmiş taşınmazın, kadastroca güneyden komşu 134 ada 101 ve 123 sayılı parseller olarak tespit gördüğü ve niza konusu parsel, davacının babası …’in kardeşi … adına belirtilmiş olduğuna göre taşınmazın …’tan davacı tarafa nasıl geçtiği üzerinde de durulmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dosyaya sonradan getirtilen 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı 24000 metrekare yüzölçümlü vergi kaydının belirtmelik tutanağında nizalı parsel ile birlikte uygulandığı 134 ada 101 sayılı parselin ve aynı kaydın uygulandığı tüm parselleri çevreleyen komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile bu taşınmazlara kadastroca ve belirtmelik tutanağında uygulanan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında komşu köylerde ikamet edip de davada yararı bulunmayan, taşınmazı iyi bilen elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, sağ iseler belirtmelikte imzası bulunan belirtmelik bilirkişileri, üç kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte 1937 tarih ve 516 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak kapsamı belirlenmeli, kayıt uygulanırken komşu parsellerin tutanakları ve dayanaklarından faydalanılmalı, yerel bilirkişi, belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, doğu hududunda bulunan 134 ada 2 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise taşınmazın mera parselinden açılıp açılmadığı, mera ile arasında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve kim tarafından ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi raporundaki bulgular değerlendirilerek ve taşınmaz ile komşu parsellerin toprak yapıları mukayese edilerek; toprak yapısı, niteliği, eğimi, mera vasfıyla sınırlandırılan komşu parselin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise taşınmaz ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; rapora, taşınmaz ile komşu parselleri birlikte gösterir şekilde çekilmiş fotoğraflar eklenmeli, fen bilirkişisinden kayıt uygulaması ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, komşu parsel kadim mera ise ve taşınmaz ile arasında ayırıcı unsur yoksa vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, kayıt kapsamının belirlenmesi yönünden aynı kaydın revizyon gördüğü komşu 134 ada 106 sayılı ve davalı ise 134 ada 101 sayılı parselin dava dosyalarının birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.