YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8662
KARAR NO : 2011/2246
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 121 ada 24 parsel sayılı 104.534,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına, 165 ada 3 parsel sayılı 1992,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 165 ada 3 sayılı parselin eşit paylarla adlarına tescili, 121 ada 24 sayılı parselin 10.000 m2’lik bölümünün ise davacı … adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 165 ada 3 sayılı parselin eşit paylarla davacı taraf adına, 121 ada 24 sayılı parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1048.38 m2’lik bölümünün 121 ada 25 sayılı parsele ilave edilerek davacı … adına tesciline, bu taşınmazın kalan bölümünün ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
1- 121 ada 24 sayılı temyize konu edilen (A) harfi ile işaretli bölümünün tarım arazisi olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre dava konusu 121 ada 24 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı Hazine’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2- Davalı …’ın temyiz inceleme isteğine gelince, mahkemece, dava konusu 165 ada 3 sayılı parselin davacı …’ın dayanağını oluşturan satış senedinin kapsamında kaldığı, davacının zilyet olduğu, taşınmazın geçici ve zorunlu sebeplerden dolayı kullanılmamasının zilyetliği kesmeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve hükme esas alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut nitelikte olup, karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tespiti tapu kaydına dayalı bulunmadığına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, bundan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde tüm tespit bilirkişileri taşınmaz başında tanık sıfatı ile dinlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, çoğunlukla duyuma dayalı beyanlara dayalı olarak, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı … …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.