Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1141 E. 2011/1038 K. 04.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1141
KARAR NO : 2011/1038
KARAR TARİHİ : 04.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 8 parsel sayılı 180,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve … adlarına iştirak halinde mülkiyet şeklinde tespit edilmiştir. Davacı … Genel Müdürlüğü, yasal süresi içinde taşınmazın 55,28 m2 yüzölçümündeki bölümünün kuruluşa ait kamulaştırma planı içerisinde kaldığını ileri sürerek, bu bölümün kuruluş adına tescili istemiyle …’ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. …’ın ölü olduğunun anlaşılması üzerine mirasçıları … ve … davaya dahil edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucunda fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda “I” harfiyle gösterilen bölümün yüzölçümünün 55,65 m2 olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda taleple bağlı kalındığı, açıklanarak davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda “I” harfiyle gösterilen 55,28 m2 yüzölçümündeki bölümünün TCDD Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davaları, lehine tespit yapılan ya da kadastro komisyonunca adlarına tescil kararı verilen gerçek ya da tüzel kişilere karşı açılır. Buna göre davacı idarenin davasını tespit malikleri … ve …’a yönelterek açması gerekirken taşınmazın tespit maliki olmayan … aleyhine açmış olmasında isabet bulunmamaktadır. Her ne kadar, …’ın ölü olması nedeniyle mirasçısı olarak … ve … davaya dahil edilmişlerse de, süresinde doğru hasma karşı açılmış bir dava bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.