YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1343
KARAR NO : 2011/1015
KARAR TARİHİ : 04.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 122 ada 43 parsel sayılı 1719320,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın 5000 metrekare yüzölçümündeki bölümü hakkında dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişileri tarafından düzenlenen ek raporda (A) harfi ile gösterilen 5892,11 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 892,11 metrekare yüzölçümündeki bölümü hakkındaki davanın vazgeçme ve talepten fazla olması nedeniyle reddine, taşınmazın harflendirilmemiş bölümü hakkında açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın hükme esas olunan fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve bu bölüm üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadim kullanım nedeniyle mera niteliğiyle sınırlandırılmış; davacı, taşınmazın 5000 metrekare yüzölçümündeki bölümü hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece çekişmeli bölüm ile çekişmeli bölümün ait olduğu mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, çekişmeli bölümün niteliğinin tayini için 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamış, ayrıca talep aşılarak ve kabule göre de taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen ek raporda (B) harfi ile gösterilen bölümü mahsup edilmeden 06.06.2008 tarihli ilk raporda (A) harfi ile gösterilen bölümünün tamamı hakkında hüküm kurulmak suretiyle çelişkili hüküm tesis edilmiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen bölümün niteliği, intikali, tasarrufu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, süresi, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, keşfe katılacak teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak veren, ayrıntılı; özellikle çekişmeli bölümün mera parselinden nasıl ayrıldığını yan görünüş krokisi ile gösteren rapor alınmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli bölümün niteliğini, eğimini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, kullanım durumunu, mera parseli ile çekişmeli bölüm arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilmeli, mahkeme gözlemi keşif zaptına ayrıntılı olarak geçirilmeli, toplanan tüm deliller karşısında çekişmeli bölümün öncesinin kamu orta malı mera olup olmadığı değerlendirilmeli, meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinilemeyeceği ve üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği dikkate alınmalı, taşınmazın mera olmadığı sonucuna ulaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmak ve ayrıca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi gereğince talepten fazlaya karar verilemeyeceği de gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre, mahkemenin doğru sicil oluşturması gerektiği göz önüne alınarak dava dışı bölümün “tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına”, karar verilmesi gerekirken, “bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması da isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.