Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2428 E. 2012/21670 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2428
KARAR NO : 2012/21670
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 22/03/1985 olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının sigorta başlangıç süresinin 22.3.1985 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının İstanbul Yükçeler Esnaf Odası kaydına dayalı olarak sigortalılık süresinin 22.3.1985 tarihinden itibaren başlaması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 7.7.1999 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesine istinaden “yükçü” lükten 22.3.1985 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 16.1.1982-2.7.1999 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, vergi kaydının bulunmadığı, 20.11.2006 tarihinde askerlik borçlanması yaptığı, 28.7.2006 tarihinde 11.541,00 TL olarak geçmişe ait prim borçlarını ödediği, davalı Kurumun 8.5.2007 tarihinde oda kaydının geçersiz olması sebebiyle 22.3.1985 tarihi itibari ile başlayan sigortalılığının iptal ettiği ve 2.7.1999 tarihinden itibaren sigortalılığını kabul ettiği, dinlenen tanıkların davacının iddiasını doğruladığı, odaya ait 1999 tarihli davacı adına gelir makbuzlarının bulunduğu ve oda kayıtları üzerinde mahkemece grafoloji uzmanı tarafından yaptırılan incelemede; davacının isminin yazılı olduğu sayfada evvelce yazılmış isim üzerine beyaz kağıt kapatılarak davacının isminin yazıldığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. Öte yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ Kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek
kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de; kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının 7.7.1999 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden, sonradan kağıt yapıştırmak sureti ile sahte olarak oluşturulan oda kaydına isitnaden geçmişe dönük tescil yapıldığı ve kendi adına bağımsız çalışmasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Yasal olarak sigortalı olunmayan ve uzun yıllar prim ödenmemiş sürelerin 28.7.2006 tarihinde geriye yönelik yapılan toplu ödeme nedeni ile sigortalılık olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurumun hatalı işlemi sonucu geriye yönelik prim yatırması, yararına kazanılmış hak oluşturmaz.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.