Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4215 E. 2011/1025 K. 04.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4215
KARAR NO : 2011/1025
KARAR TARİHİ : 04.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 4 parsel sayılı 14530,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı ….., yasal süresi içinde tapu kaydına, irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı …..adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacının dayandığı 15.02.1941 tarih ve 108 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama yetersizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın sunduğu tapu kaydı ilk tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon gördüğü parseller varsa bunlara ait kadastro tutanak örnekleri istenmeli, davacıya tapu kayıt malikleri ile akdi ya da irsi ilişkisini kanıtlaması için olanak tanınmalı, bundan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan yaşlı ve ehil kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, uzman fen bilirkişisi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişilerden tapu kayıtlarında yazılı köy, mevki ve sınırlar hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı, tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca varsa haritasına göre, haritası yoksa sınırlarının gayrı sabit sınırlı ya da sabit sınırlı olup olmadıkları dikkate alınarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen noktaları, tapu kayıtlarının kapsamlarını gösterir ve keşfi izlemeye olanak tanır şekilde rapor ve harita alınmalı, çekişmeli taşınmazın davacı tarafın dayanağı tapu kaydının kapsamında kalması halinde tapu kaydının davacı taraf yönünden hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği hususu, davalı tarafın zilyetliğinin niteliği de değerlendirilerek tartışılmalı, tapu kaydının hukuki kıymetini kaybetmediğinin ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde tapulu taşınmazda sürdürülen zilyetliğin değer taşımayacağı düşünülmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde davalı tarafça sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.